kurutulmuş sebze meyve etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kurutulmuş sebze meyve etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Nisan 2010 Salı

Kayısıdan Tatlılar




Kurutulmuş Meyveler Etkinliği için hazırladığım iki tarif daha geliyor.


Kuru Kayısı Tatlısı
  • 300gr. kuru kayısı (günkurusu da olabilir)

  • 6 adet karanfil

  • 1 su bardağı su

  • Dövülmüş ceviz içi
  • 1 yemek kaşığı tereyağ
  • Tarçın ya da bal (isteğe göre üzerini süslemek için)

Kayısılar dörde bölünür ve orta ısılı ateşte birazcık kavrulur. Suyu ve karanfiller ilave edilip, kayısılar suyunu çekene kadar pişirilir, ocaktan indirilir sıcak sıcak servis tabağına alınır. Ilık yemekte fayda var, soğuyunca ilk güzelliği gidiyor. Üzeri dövülmüş ceviz, tarçın ya da balla süslenebilir, ben tercihimi kaymaktan yana kullandım.

Diğer tarif ise çok biliniyor:

Çikolatalı Kayısı

Biraz kuru kayısı, biraz çikolata ve süslemek için hindistan cevizi, fındık ya da cevize ihtiyacımız var. Kayısılar kaynar suda on dakika kadar haşlanır ve kurumaya bırakılır. Benmari usülü eritilen çikolataya batırılır, sonra dilediğiniz malzemeye. Kuruduktan sonra yenmeye hazırdır.

Hoşaf




Canım annem neler yollamış. Yazları Kızlıcahamam'da geçirirler. Hal böyle olunca yazdan saklanabilecek ne varsa yapar bizim için. Arada bir köye de uğrayıp, çocukluğumda dallarından inmediğim, artık kimsecikler ilgilenmediği için kurumaya yüz tutmuş, son meyvelerını veren erik ve elma ağaçlarında ne bulursa toplar, kurutur. Dağ tepe dolaşıp kuşburnu, yabani erik, böğürtlen toplar. Biz de gittiğimizde çocukların pek sevdikleri bir iş oluyor bu.


Benim gibi yemekleri göz kararı yapan biri için tarifleri yazarken ölçü vermek sıkıntı yaratıyor. Üşenmedim bu sefer ölçtüm, biçtim.




Hoşaf için bu gördüğünüz 150ml. lik kupa ile 4 ölçü kuru meyve kullandım. Bu kadar meyveye de iyice yıkayıp temizledikten sonra, 4.5 lt su koydum. Düdüklüde buharı çıktıktan sonra sadece 7 dk. kaynattım, bu sürenin sonunda yumuşak kokusuyla hoşaf hazırdı.

Günün her saatinde içime hazır, steril bir süt fabrikası muamelesi gördüğüm günlerde ne çok hoşaf içmiştim.

Bu günlerde Bodrum' u özlüyorum. Küçük sarı saçlı, meraklı, oyuncu ve yaramaz oğlumu orda bıraktım sanki. Sanki gitsem evimizin bahçesinde toprağa karışmış, bir elinde hortumla ya da kum oyuncakları etrafa saçılmış, koca kamyonunun üzerinde, bisikletine binerken bulacağım. Sanki denizden gelmiş de tuzlu yanaklarını öpebilirim ve o kendini çekip

- meme, meme diyecek.

Önce bir ağzına alıp;

-Acı, dıka! ( bu yıka demek oluyor)

diyecekmiş gibi.

Gidesim var, gidip de temiz havasını içime çekesim, şimdilerde rüzgarlı olduğunu tahmin ettiğim kıyılarında denize karşı durasım var. Begonvillerin sarıp sarmaladığı bahçelerde sardunyaların ve denizin kokusunu ciğerlerime çekesim var.

İncirli Cevizli Krema




Malzemeler:
  • 2 poşet toz krem şanti
  • 2 su bardağı soğuk süt
  • 1 paket hazır çikolata parçalı puding
  • 2,5 bardak süt(puding için)
  • 1 su bardağı çekilmiş ceviz içi
  • 10-12 adet kuru incir



Önce incirleri ılık suda otuz dakika kadar bekletin. Krem şanti ve soğuk sütü bir kaba aktarıp mikserle katılaşana kadar çırpın., buzdolabında bekletin. Diğer taraftan, hazır pudingi üzerindeki tarife görepişirip soğuması için bir kenara alın. Üzerinin kabuk bağlamaması için ara ara karıştırın. Krem şantinin dörtte birini, çekilmiş cevizleri ve küp küp doğradığınız yumuşamış incirleri soğuyan pudinge ekleyip karıştırın. Altı adet kup bardağına alta krem şanti, üzerine incirli harç, üzerine yine krem şani koyup dilediğiniz gibi süsleyin. Buzdaolabında iki saat kadar bekletip servis yapabilirsiniz.

Yiyenlerin tadına doyamadığı bu tarifi kurutulmuş meyveler konulu etkinliğe gönderiyorum.

Pısss!

Oldum olası reklamlara şüpheyle bakmışımdır. Zaman zaman çok başarılı bulup şapka çıkardıklarım olsa da, şüphemi korudum hep.

Güzel saçlarıyla salınan kızın sevgilisine her istediğini yaptırabilmesine şahit olduk, gülüp geçtik.

Sevimli bebeklere, onların marifetlerine soğuk kalamadık. Dilimize yerleşen sloganlar edindik reklamlardan.

Mutluluklarının tek şartı dicitürk olan ailelerin haline acıdık.

Yarıdan fazlasında hedef kitle olduğumuza şaşırmadık.

Ama şu aralar yayınlanan kredi kartı reklamlarını izleyip de sinirlenmememiz mümkün değildi.

Yalancılığın, umursamazlığın, yüzsüzlüğün biri bin para! Ülkemde kredi kartı borçları yüzünden aileler parçalanmamış, cinnet haberleri gazete ve televizyonların filaş haberi olmamış sanki. Esnaf, borcu borçla kapatıp, bir karttan çektiğini diğer karta yatırıp kırk takla atmıyor, ay boyu karttan yiyen insanımız, maaşını olduğu gibi ekistireye yatırmıyor, ay sonuna kendini yine beş kuruşsuz atmıyor.

Bütün bunlar yetmezmiş gibi reklamcılarımızın yüzsüzlüğü sınır tanımıyor, kredi kartından yiyos, içiyos, .çıyos, yatıyos, kalkıyos bi kuruş para vermiyos. Pıssss! İcra kimin evine gelmiş pardon? Siz kartınızla gezin, tozun, tatile gidin, geri isteyen yok ki!

Birbirinin aynı günlerden, tekrarlardan, işten, güçten, her gün aynı işleri aynı saatte yapmaktan, şu koca dünyaya kendi adınıza bir farklılık katamamaktan mı şikayetçisiniz? Kredi kartınız size dünyaya izinizi bırakma şansı sunuyor; atlayın uçağa, tertemiz kumsala bırakın ayak izlerinizi.

Bir başkası üşenmemiş, hayal fabrikası kurmuş sizin için. Sadece hayal edin, e bi de onların kredi kartını kullanın yeter. Balıksınız sonuçta, oltaya gelin!

Bu kadar kızgınlığın üzerine dün gece gördüğüm Cem Yılmazlı telekom reklamına da takdir vermeden geçmeyelim. Başka kimseye ihtiyacı yok adamın, bir kendisi bir de kopyası lanse edivermiş ürünü sonunda. Hint ve denizci dansına bayıldım. Derdim niyeti tatlıya bağlamak, öfkeyle bitmesin yazı. İncir tatlısı, tarif Cafe Sardunya'dan:

Malzemeler :

20 adet kuru incir
1,5 su bardağı süt
1 su bardağı ceviz içi
1 tatlı kaşığı tarçın
6-7 yemek kaşığı toz şeker
2 çay bardağı su

Yapılışı :

Sütü bir tencereye alıp kaynatalım ve ocaktan alalım. İncirleri yıkayıp kaynar sütün içine dizelim. Kapağını kapatıp bu şekilde 1,5 – 2 saat kadar bekletelim.

İncirleri sütün içinden çıkarıp tekrar suyun altında yıkayalım ki tatlımızın şerbeti berrak olsun ,incirlerin üzerinde tortu kalmamalı... Cevizi tarçınla karıştıralım ve iri parçalar halinde incirlerin alt kısmındaki delikten incirin şeklini bozmadan içlerini cevizle dolduralım. Doldurduğumuz cevizleri bir tencereye alıp üzerlerine suyu dökelim. Toz şekeri serperek ocağa koyalım. Kısık ateşte yaklaşık 20 dakika kadar kaynatalım. Şerbet kıvamını alıp incirler pişince ocaktan alıp soğuması için bekletelim, servis yapalım.


Mürdüm Lezzetler



Bir avuç eriğe hayır demezsiniz sanıyorum. Biz yaz boyunca canımız çektikçe dalından koparıp yeme şansına sahiptik. Çocuklar eriğe bu kadar doymuş da olsa, işi abartan ben komposto mu yapmadım, marmelat mı, pestil mi?


Komposto son ılık günlerimizde sofrada yerini alsa da burada yok. Cücüklerime komposto mu yapayım marmelat mı dediğimde cevapları belliydi: ikisini de! Marmelatını, yıkayıp çekirdeklerini çıkardığım erikleri kaynatarak yapıyorum. Öyle uzun süre saklamadım hiç, saklanacağını da sanmıyorum. Bir kilo eriğe bir çay bardağı su koyup, kısık ateşte iyice yumuşayana kadar pişiriyorum. Soğuyunca kevgirden geçiriyor; zira alttaki hali kevgirden geçmemiş halidir, bence böyle daha güzel oluyor, istediğimiz kadar şeker katıyorum. Sonra ekmek banarak kahvaltıya da olur, tatlı niyetine kaşıklayarak da olur, damaklarımızı tatlandırıyoruz.


Hem benim gibi hızınızı al-a-mayıp kurabiyelere de sürebilirsiniz. Tartölet gibi görünseler de kendileri kurabiyedirler. Onların reçetesini verecek olursak:



Malzemeler:
  • 1 yumurta
  • 125 gr. tereyağ ( oda ısısında)
  • Yarım çay bardağı sıvı yağ
  • Çeyrek limonun suyu
  • Yarım paket kabartma tozu
  • 2 çay bardağı pudra şekeri
  • Yarım paket vanilya
  • Alabildiği kadar un

Malzemeler kulak memesi kıvamında yoğurulur, yağlanmış küçük tartölet kalıplarının dibine alçakça serilir. 200 derecede önceden ısıtılmış fırında hafifçe pembeleşene kadar pişirilir.





Marmelat dedik ya, aslında bu elde ettiğimiz güzel püre pestil demek. Birazını da kurutup pestil yapınca, tamamı da çocuklşar tarafından aynı gün tüketilince, tekrar yapmak şart oldu. Çocuklara kışa abur cubur niyetine, ders çalışırken, tatlı aradıklarında atıştırmak, beslenme çantasının bir köşesine konmak üzere temiz naylonlara serilip, güneşte kuruttum pestilimi. Geç kalmış sayılmazsınız, cılız Eylül güneşinde bile kuruyorlar. Beş kilo erikten epeyce çıktı. Artık yeterse de yetmezse de.





5 Nisan 2010 Pazartesi

Halep Dolması



Eskiden sebzeleri şimdi olduğu gibi her mevsim bulmak mümkün değildi. O dönemlerde Orta ve Güney Doğu Anadolu'da kadınlar sebzeleri kurutarak kışa hazırlık yaparlardı. Kurutulmuş sebze deyince ilk akla gelenler ipe dizilmiş bamya ve biberlerdir elbet. Anadolu'da çok yaygın olan bu yöntem şimdi modern mutfaklara da girdi. Kurutulmuş domateslerle pazarlarda, marketlerde, sofralarda salata ve yemeklerin içinde karşılaşma ihtimaliniz yüksek. Ben yazları balkonlara boncuk boncuk dizdiğim biberleri patlıcanları karşılarına geçip izliyorum laf aramızda.



Sebze ve meyvelerin kurutulması bünyelerindeki suyun çoğunluğunun güneş enerjisinden yararlanılarak buharlaştırılması esasına dayanıyor. Kurutulmuş sebze ve meyvelerde dikkat edilmesi gereken, nem oranının %20'nin üzerine çıkmaması, çünkü o zaman küflenip böcekleniyor. Kuru sebzelerin suyu alındığı için bazı vitamin, mineral ve enerji değerleri de artıyor. Minerallerden demir ve potasyum, vitaminlerden de A vitamini bakımından oldukça zenginler.Kurutulmuş sebzeleri pişirirken zeytinyağını tercih ederseniz, daha lezzetli olur.



Halep dolduralım bugün dedi mi annem çok sevinirdim küçükken. Elle yemeli dolmaları , ağzımın kenarından ve avuçlarımdan sızan salçalı yağa aldırmadan.




Size Gerekenler:

Kuru patlıcan ve dolmalık biberler

Pirinç

Biraz bulgur

Kurusoğan

Salça

Kıyma

Maydonoz

Dereotu

Tuz

Karabiber

Kurunane

Sıvıyağ

Dolma içi hazırlarken soğanı fazlaca kullanmakta fayda var. Soğanları sıvıyağda iyice kavurduktan sonra çokça salça ekleyip ikisini biririne yedirerek tekrar kavurun. Sonra temizlenip yıkanmış pirinç ve az miktarda bulguru ekleyip tuz, karabiber, nane, ince kıyılmış maydonoz ve dereotları ile birlikte 5 dakika kadar kavurup, ocaktan alın. Orta yağlı kıymayı ekleyip için her yerine eşit dağılmasını sağlayın.
Bu arada iyice yıkanmış kuru biber ve patlıcanları üzerini geçmeyecek kadar suyla bir tencerede sebzeler ağızlarını açana kadar haşlayın. Ağızlarını açık bırakmaları doldurulmaya hazır hale geldiklerinin habercisidir, sakın fazla haşlamayın.
Sonra sebzeleri hazırladığınzı içle doldurun ve tencereye dizin. Tuz ekin ve sıvıyağ gezdirin üzerlerine. Biraz et suyu eklemeniz dolmaların lezzetini arttıracaktır. Üzerini geçmeyecek kadar suyu dolmaların üzerine boca etmeyin sakın, bir kenarından usulca akıtın tencereye. Kısık ateşte kontrol ederek, suyu yetmeyecek olursa; arada sıcak su ekleyerek pişirin dolmaları. Kızdırdığınız yağda biraz salça ve kurunaneyi yakıp üzerine gezdirin, bir beze sararak dinlenmeye bırakın dolmaları. l5-20 dakika dinlenmeden ellemeyin, biraz sabredin canım.





Etli Yaprak Sarma



Aynı içle sardığınız yaprakları yine biraz et suyu yardımıyla kısık ateşte pişirin, dinlendirin, mutfağa gelip gittikçe yiyin, yiyin, yiyin...


Dayanamıyorum bir fotoğraf daha geliyor;





Kaynar suya atıp ipek gibi oluncaya kadar suda bıraktığınız lahanaları sarın, tencereye dizin, pişince üzerine yağda yakılmış salça, nane karışımını dökün, bekleyin, dinlensin, dinlenin , yiyin, yiyin, yiyin...




Etli lahana sarması

Kuru Sivri Biber Kızartması



Malzeme:


  • Kurutulmuş sivribiber

  • Sıvıyağ

  • 1 yemek kaşığı salça

  • Yoğurt (yarısı süzme yarısı ev yoğurdu)
  • Tuz, sarmısak

Yapılışı:

Bir tencereye su koyup kaynatın. Kynayan suya biberleri atıp, yumuşayana kadar haşlayın ve süzün. Yine aynı tencerede biraz sıvıyağda salçayı şöyle bir çevriştirip biberleri de katın ve tuzunu ekip biberlerin salça ve yağla iç içe geçmesini sağlayın. Sevis tabağına aldığınız biberlerin üzerine sarmısaklı yoğurt gezdirip ekmeğinizi bana bana yiyin.