Pelince Geziyor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pelince Geziyor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Nisan 2010 Salı

Ağva Gezisi

Ağva Turkey

Dün modemi yere düşürdüm ve bütün kablolarını yerinden çıkarmayı başardım,sanki aylardır blogları dolaşmamış gibi hissediyorum kendimi :) biraz önce tesadüfen kabloları taktım...hemen ziyarete geliyorum...

Geçen hafta sonu boranın basketbolundan sonra düştük yollara,bir yerlere gidip balık yiyelim dedik ama yolda kararsızlık yaşayınca bir baktık ki ağva yolundayız.
Ne zaman ağva'ya gitsek orman yolu çok uzak,çok virajlı,bir daha bu yolu kullanmayalım ,gelmeyelim ,bu kadar uzaklara gidilirmi diye söylenip duruyorum..Ama yol boyu yeşilin ve mavinin en güzel tonlarını görebileceğiniz, Ağva her mevsim gezilmeye ve görülmeye değer.

Ağva
Ağva Orman Yolu
Ağva

Yolda harika duraklama mekanları bulduk bol bol oksijen aldık.Bol oksijenden etkilenmiş olmalıyım ki sürekli uyukladım..
Yol kenarında satılan ürünlerden almayı fırsat bildik.Ihlamur,kokulu üzüm,taze soğan,maydonoz,kabak,ceviz vs. ile doldurduk bagajı....

Ağva Turkey
Ağva Turkey
Ağva Turkey

Karnımız o kadar acıktı ki,aldıklarımızı yol boyu yedik sayılır.Ağva'ya vardığımızda hava kararmak üzereydi,o yüzden çok fazla fotoğraf çekemedim.
Zaten daha önce gittiğimiz için her yeri biliyoruz,bu sefer göksu deresinin kenarında keyif yaptık,ama hava karardığı için yemek fotoğrafları yok ne yazık ki:)
sadece bir kaç manzara fotoğrafı var..

Ağva gezimizden daha öncede bahsetmiştim burada ;

Gitmek isteyenler erken bir saatte yola koyulmalılar,çocuklu olunca dur kalk yapmaktan yol epey uzun sürüyor.

çok masum çok ...

Deniz tarafına ve göl tarafına yapılan tekne turlarının fiyatı 40 tl. ama biraz bekleyip tur için yanınıza başka bir aile bulursanız bu fiyat daha ucuza geliyor..Biz daha öncede bu şekilde dolaştık.Öğleden sonra yola koyulmak kış aylarında pek hoş olmuyormuş,hava hem erken kararıyor hem de çok çabuk soğuk oluyor..O yüzden güneşli bir hava mutlaka tercih edilmeli ve evden en geç saat 11 gibi çıkılmalı diyorum..


Ağva Turkey
Ağva Turkey
Ağva Turkey
Ağva Turkey

Göksu deresindeki ortam çok daha hoş,yine burada da yapılan turun fiyatı da 40 tl. ama buradaki tura sadece bir aile katılabiliyor..

Şimdiden iyi eğlenceler ve mutlu hafta sonları.

Kanlıca & Anadolu Kavağı



Hafta sonu hava çok soğuk olmasına rağmen dolaşmak istedik.. Yol bizi kendiliğinden Beykoz'a götürdü.. Bir baktık ki Kanlıca'da geziyoruz.. O dar ve şirin sokakların , evlerin arasında fazla dolaşamadan İsmail Ağa'nın Kahvesi'ne attık kendimizi..Kalabalıkta hemen kendimize bir yer bulup oturduk.Bora Kanlıca yoğurduna bayıldı ama Özgür tadına bile bakmadı..
Kanlıca yoğurdu biraz yağlı ve kaymaklı oluyor,rengi pembemsi gibi.. yoğurdun üzerine dökülen pudra şekeri Kanlıca yoğurduna ayrı bir lezzet katıyor...
Eşim çocukluğunda Yalova'ya giderken vapurdaki harçlıklarının tamamını Kanlıca yoğurduna harcarmış:)



İsmail Ağa Kahvesindeki türk kahvesinden bahsetmemek'de olmaz..Hele erken gidilmiş ve cam kenarında bir yer bulunmuşsa,bir demlik çayla kahvaltı yapmanın keyfi bambaşka,benden söylemesi...




Yolun sonunu merak edip yine düştük yolla,bu sefer Anadolu Kavağına gidip balık yemeğe karar verdik.. Çocuklar arabada acıktık,sıkıldık diye söylendi durdu..Sonunda Anadolu Kavağına ulaştık,hemen kendimize bir yer bulup balıklarımızı yedik.Bu sefer her zaman balık yediğimiz yere gitmedik ,(arkadaşlarımız Anadolu kavağında oturduğu için onların önerisi ile hep aynı mekana gidiyoruz)bu sefer dedik ki hadi biraz deniz havası alalım çocuklar için televizyonlu bir yer olsun vs.. vs...
Çapari Restaurantı'na girdik oturduk yerleştik,zaten mekan boş gibiydi.. Siparişlerimizi verdik.Tek tek şunu yedik bunu yedik diye anlatmıyorum ama çok güzel bir şekilde kazıklandık..Ekmek arası balık yeseymişiz keşke,içeri girerken birde sorduk günya.. Servis fena değildi ama tabak,bardak vs.. kenarları kırık ve çizikti. İçecekler,salata ve adisyon'dan inanılmaz güzel bir fiyat çıkardılar..

Kısaca bildiğiniz yerden şaşmamak lazım !!! Kavakta deniz görmeyen ama çok mütevazi ve lezzetli balık yapan restaurantlar var aklınızda olsun !!!

Neyse oradaki şoku atlattıktan sonra waffle yedik ve kendimize geldik... (Anadolu Kavağı Kalesi) Yoros Kalesine çıktık..Çocuklar arabada beklerken ben biraz dolaştım,ve güzel bir kaç kare fotoğraf çektim... Hava çok soğuk olduğu için Yuşa tepesine bu sefer gidemedik... Güzel bir havada mutlaka uğrayın derim..

K.Çamlıca Korusu Su Köşkü

K.Çamlıca Korusu Su Köşkü

Geçen hafta sonu alışveriş dönüşü K.Çamlıca korusundaki su köşküne gittik,hava kararmak üzereydi aslında,ama yinede çok sakin ve güzeldi...yeni yağmur yağdığı için çocukların ve bizim ayakkabılarımız çamur içinde kaldı :)

Daha önce K.Çamlıca Köşkünde kahvaltı yapmıştık ve çok beğenmiştik.. Belediyenin işletmesi olduğu içinde fiyatlar oldukça uygun. Bu sefer sadece tatlı yedik ve çay içtik :)

Çocuklar içinde bir kaç tane oyun parkı var,hafta sonu rahatlıkla gezebilirsiniz..

K.Çamlıca Su Köşkü
K.Çamlıca Korusu Su Köşkü
K.Çamlıca Korusu Su Köşkü
K.Çamlıca Korusu Su Köşkü

Gökçeada

Karadut Dondurması

Gökçeada gezisi gayet güzel geçti,hava önce biraz serindi ama sonra çok sıcak oldu.Gökçeada'ya ilk kez gittim.Gelibolu yarımadasındaki Kabatepe Limanından arabalı vapura bindik.Yolculuk 1 saat 15 dakika sürdü.İstanbuldan Kabatepe limanı yaklaşık 350 km. kadar sürüyor.Daha önce Bozcada'ya gitmiştim ve deniz suyunun soğukluğu nedeniyle çok çabuk oradan uzaklaşmıştık.Çocuklar malum serin suyu pek sevmiyorlar.
Gökçeada'da kaldığımız otel'i bu sefer havuzlu seçtik ki,deniz suyu soğuk olursa en azından çocuklar havuza girebilsin .Masi Otel umduğumdan da güzeldi.Otelin konumu Gökçeada'nın balkonu denilen Eski Bademli Köyünde.Kuzey Ege'de olduğunuzu hiç unutmuyorsunuz hem su sıcaklığı hem de rüzgarı çok güzel.Özellikle benim çok hoşuma gitti.Gökçeada sakin,dingin ve bakir koyları olan bir yer.Sokakları sessiz ,kuş sesleri ve böcek seslerinden başka bir şey duymak pek mümkün değil.

Gökçeada  Hotel Masi
Masi Hotel - Eski Bademli Köyü
Masi Hotel
Otel çalışanları çok güler yüzlüydü.Erdem Bey'e ve Çağla Hn.'a yardımlarından dolayı çok teşekkür ediyorum.Kaldığımız oda otelin en güzel odasıydı.Kaldığımız oda Semadirek (yunan adası) adasını görüyordu. Semadirek adası denizin ortasında bir dağ gibi yükseliyor.Zirvesini bulutlardan dolayı çok net göremedik.Gökçeadaya sadece 14 mil uzaklıkta.Mitolojide Tanrı Poseidon'un Troya Savaşı'nı Fengari'nin zirvesinden seyrettiği söyleniliyormuş.Otelin bahçesi geniş ve rahat,bahçeden bulunan hamak ve sallanan salıncak dinlenmek ve güneşin batışı için muhteşem bir dinlence yeri.Çocuklar bahçede top oynarken sizde günbatımının keyfine varabilirsiniz.Otel'in bir butik otel olduğunu unutmamak lazım.Fazla bir beklenti olmadığı sürece her yerde rahat edilebilir bence.Hijyen konusunda son derece temiz bir oda da kaldık. Selilütler ve kilolar bu tatilde hiç sorun olmadı,otelde tek başımıza kaldık sayılır.... Klasik bir anne gibi güneşlendim ve yandım,kollar ve sırtım kıpkırmızı diğer yerler bembeyaz. :)
Türkiye sınırları içinde güneşin en son battığı yerdeydik o yüzden ben halimden oldukça memnundum.Otelden güneşin batışı muhteşem gözüküyor.Konaklama konusunda çocuklarla rahat edebileceğiniz bir yer. Türkiyenin en büyük adası,su kaynakları ile sizi çok etkileyecek.

Kaleköy
Eski Bademli Köyü
Eski Bademli Köyü

Gökçeada'da yüzyıllık zeytinağaçları,özgürce dolaşan keçiler beni yol boyu şaşırttı aslında.Her yer kekik ve taze ot kokuyor.Su kaynakları bakımından da oldukça zengin bir ada.Her yerde memba sularının aktığı çeşmeleri görebilirsiniz.Serinlemek oldukça kolay bu ada da.
Gökçeadaya varır varmaz,otele gidip yerleştik,otel bomboştu.O kadar hoşuma gitti ki anlatamam.Sanki otel ve havuz bizimdi.Son güne kadar bu şekilde geçti.Kendi kendimize rahat rahat eğlendik.Havuz kenarındaki şenzloglar hep bizimdi :)
Ertesi gün denize nerelerde girilir diye sorduk soruşturduk.Aydıncık Plajının en güzel koylardan biri olduğunu öğrendik.Aydıncık plajına sörf cenneti denilenibilir.Sörf yapanları seyretmek çok güzeldi.Aydıncık plajına yakın tuz gölünün manzarası inanın harika.

Gökçeada-Aydıncık Plajı
Aydıncık Plajı
Aydıncık Plajı
Tuz Gölü

Tuz gölü her iki taraftan rüzgarın yığdığı kum seddinin sadece deniz suyu ve yağmurla dolması ile oluşmuş bir göl.Çevresindeki bitkilerin çiçeklerin çürümesi ile siyah bir çamur oluşmuş,bu çamurun şifalı olduğuna inanılıyor ve bazı hastalıklara iyi geldiği düşünülerek vücuda sürülüyor.Bizde gidip çamurları vücudumuza sürmekte pek gecikmedik :) Çocuklar gölde çok eğlendi.Bora bizim çamurlu halimize çok güldü.
Ertesi gün Laz Koyu'na gittik.Gerçekten mutheşem bir yer.Kimsenin sizi rahatsız etmeyeceği ,güneşle başbaşa kaldığınız bakir bir koy .Laz Koyunda yemek ve su ihtiyacınızı karşılamak için ufak bir barakada bulunuyor.Ada'da bunun gibi bir sürü bakir koy var.

Gökçeada-Laz Koyu
Laz Koyu
Ada'nın nüfusunun yarısından fazlası askerlerden oluşuyor.Tahmin ediceğiniz gibi özel bir konumda olan ada'da askeri bölge görmemek imkansız.Ada'da nerede denize giriceğinizi şaşırıyorsunuz.Diğer koylara'da kısa kısa uğradık.Diğer koyları'da ben çok beğendim.Arabanızda güneş şemsiyeniz varsa her yerde durup denize girebilirsiniz.Zaten gittiğiniz bir çok koyda şemsiye yada şezlong kiralamakta mümkün.

Semadirek Adası
Gökçeada - İnce Burun
Gökçeada-Tuz Gölü

Gökçeada'da rüzgar kuzeyden estiğinde güney koylarına,güneyden estiğinde kuzey koylarında denize girmek mümkün.Gökçeada'da Ziraat ve İşbankası şubeleri mevcut sadece.Adanın florasındaki bol kekikten dolayı az miktarda üretilen kekik balını bulursanız mutlaka alın.Zeytinyağı oldukça güzel.Merkezde özel tadım merkezleri bile var.Organik tarım üzerinde inanılmaz bir büyüme kaydetmişler ,merkezde bulunan Ekozey'den hediyelik zeytinyağlarımızı aldık.Gökçeadanın zeytinyağı,düşük asit derecesi ve organik olması sebebiyle çok değerli.Kekik,zeytinyağı sabunları,adaya özgü karadut reçeli,ev şarapları,domates,incir ve kabak reçelleri bunlardan bazıları.Hatta zeytin reçeli ve kabak reçeli bile var.Keçi peyniri ise tek kelime ile şahane,benden söylemesi.Gökçedada kaldığımız süre içinde öğle ve akşam yemeklerimizi merkezdeki lokantalarda yedik.Merkezdeki Ecem mantı evi ,ve Çakır'ın yeri oldukça güzel ve temiz.


Rum evi Eski Bademli Göçeada
Zeytinliköy Gökçeada
Dereköy Gökçeada
Aya Marina Kilisesi
Dereköy
Dereköy

Gökçeada Menüsünde denediğim lezzetler arasında kılıç şiş en sevdiklerim arasındaydı.Cicirya ise rum mutfağına ait bir çeşit pizza, keçi peyniri ile yapılıyor.Adadan toplanarak yapılan Karadut dondurmasına ise bayıldım.Eve dönene kadar hemen her gün yedim denebilir :) Meyveli dondurmaları sevmiyor olmama rağmen resmen dut yiyormuşsunuz gibi oluyor.Anlatırken bile ağzım sulandı :))Tüm dondurma çeşitleri doğal meyvelerle yapılıyor.Meydani pastanesinde oturup dondurma yemenin keyfi çok başka.Meydani pastanesinin sattığı kavala kurabiyesinin bir benzeri olan "efibadem"kurabiyesi de oldukça lezzetli.Dönerken hediye olarak alabilirsiniz.

Dibek KahvesiEfibademAdanın organik zeytinyağları çok özel

Gökçeadanın ünlü dibek kahvesini Zeytinliköyde içiliyormuş.Bizde denemek için fırsat kolluyorduk zaten.Bir sürü kahve var,tek tek hepsini denedik.Bartholomeos'un Evin'de Madam Amirsa'nın dondurmalı sakızlı muhallebisi ise şahane.Panayot ustanın dondurmaları ise enfes.Ama dibek kahvesi'nin en güzelini Madamın Kahvesinde içmelisiniz.Zeytinliköy bir harika ,insanın burada ömrü uzar.Keşke mümkün olsada oralara yerleşsek.

Gökçeada-Dibek kahvesiDibek kavesi
Dondurmalı Sakızlı MuhallebiZeytinliköy
Bademli KurabiyeKılış Şiş

Madamın Kahvesini şu anda Madamın oğlu Kosta işletiyor.Uçak mühendisi olan Kosta 6 ay Gökçeada'da 6 ay yunanistanda yaşıyormuş.Dibek ,kahvenin öğütüldüğü için oyulmuş yakpare taşın ismi.Dibek kahvenin lezzeti her gün taze taze dövülerek hazırlanmasından kaynaklanıyor.Madamın Kahvesi'nin lezzeti şimdiye kadar içtiğim en güzel kahveydi diyebilirim.

ZeytinliköyZeytinliköy
ZeytinliköyMadamın Kahvesi
ZeytinliköyZeytinliköy

Beşiktaşlı Hristo'nun yeri'de çok güzel.Çok güler yüzlerle karşılandık.Dibek kahvesi ve dondurmalı sakızlı muhallebi oldukça ucuz diyebilirim.
Orhan Karatay(Nefise Karatay'ın babası)onunda kahvesi ve dondurması çok lezzetliydi.Orhan amcanın sohbeti çok tatlıydı.Oraya kadar gitmişken her gün bir başka nokta'da kahvenizi içebilirsiniz.

Bartholomeos 'un evi Zeytinliköy Gökçeada
Gökçeada-Tepeköy

Tepeköyde bulunan Çınaraltı denilen bir piknik alanı var,burada bulunan çınar ağacı tam 625 senelik .Muhteşem güzellikte bir yer.Çınarın altındaki çeşme'den buz gibi su akıyor serinlemek için mutlaka uğrayın.Tepeköyde bulunan Baba Yorgo ev şaraplarındanda satın alabilirsiniz.
Dereköydeki en büyük çamaşırhane ise çok otantik.Gökçeada'da suyun henüz evlerde akmadığı zamanlarda kalma bir çamaşırhaneymiş,toplu olarak çamaşırlar burada yıkanırmış.

Cicirya

Gökçeada'da Yapılması Gerekenler:

- Meydani Pastanesinde Karadut Dondurması ve efibadem kurabiyelerinin lezzetine mutlaka bakılmalı.
- Zeytinliköy'de ki kahvelerde dibek kahvesi mutlaka içilmeli,
- Zeytinliköy'deki Cicirya ve vişinada'nın lezzetine bakılmalı ,
- Organik zeytinyağlar ve diğer organik ürünler hediyelik olarak alınmalı,
- Zeytinliköy'de ki dondurmalı sakızlı muhallebinin tadına varılmalı,
- Aydıncık Plajını görmeden ve sörf dersi almadan eve dönülmemeli :)
- Kılıç şiş ada'daki en güzel yemeklerden.Oğlak etininde çok güzel olduğunu duydum.
- Tepeköy'deki çınar ağacını mutlaka görün manzara çok hoşunuza gidicek.
- Dereköy'deki en büyük çamaşırhanenin fotoğrafı çekilmeli,
- Gizli Limanda mutlaka denize girilmeli,
- İnce burun Türkiyenin en batıdaki ucu,mutlaka güneşin batışını buradan da izleyin.
- Günbatımını Kaleköy tepesinde yakamoz restaurantında mutlaka seyredilmeli.