MAKARNA-PİLAVLAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MAKARNA-PİLAVLAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Nisan 2010 Perşembe

Kremalı Mantar Soslu Spagetti

Uzun süredir spagetti yapmamıştım. Hiç mantar sevmeyen prensesim geçen gün okuldan gelince öğle yemeğinde yemekteki mantarlardan biraz yediğini söyleyince spagettinin sosuna bu defa mantar koymayı düşündüm. Hem prenses çok severek yedi, hem de bizim için değişik bir sos oldu...
Gereken Malzemeler
* Yarım paket spagetti
* 1 kutu mantar konservesi
* 1 adet soğan
* 1 çay bardağı krema
* 2 tatlı kaşığı kuru fesleğen
* zeytinyağı
Spagettiyi tuzlu ve bir çay kaşığı ucuyla koyduğunuz yağlı suda istediğiniz kararda 9-10 dakika haşlayın. Biz dişe yapışmayan, hamurlaşmamış kıvamda seviyoruz. Spagetti haşlanırken diğer tarafta yemeklik doğranmış soğanları az yağda hafifçe kavurup üzerine sudan geçirilmiş ince doğranmış mantarları da ilave ederek mantarlar pişinceye kadar kavurmaya devam edin. Mantarlar pişince 1 çay bardağı kremayı ve fesleğenleri mantarların içine karıştırın.
Pişen makarnayı süzün. İsterseniz parlak olması için sudan geçirin. İçindeki vitaminlerin kaybolmaması için ben sudan geçirmiyorum. Çok az yağ ilavesi ile ateşte bir iki kez çevirin.
Servis tabağına aldığınız spagettilerin üzerine kremalı mantar sosunu koyarak servis edin.

Hemen yemeyecekseniz sosu ve spagettiyi ayrı ayrı saklayıp servis yapacağınız zaman ısıtın.



Kıymalı Mantı Makarna

Mantı bizim evde kızım ile benim çok sevdiğimiz bir lezzet. Ancak çok zaman eve geç gelince hamur açmak, hazırlamak zor oluyor. Hazır ürünleri de evde kullanmadığım için mantı makarna bana daha pratik geliyor mantının tam yerini tutmasa da...
Herkesin Kandili Kutlu Olsun...

Gereken Malzemeler:
  • Yarım paket mantı makarna
  • 250-300 gr yağsız kıyma
  • 1 adet soğan
  • 3-4 dal taze soğan
  • bir kase kadar kıyılmış maydanoz
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 2-3 diş ezilmiş sarımsak
  • 2 su bardağı su
  • dereotu
  • yemeklik zeytinyağı

Yapılışı:

  • Soğanları yemeklik doğrayın. Yağda hafifçe soldurun.
  • Üzerine kıymayı ilave edin, çevirerek kavurun.
  • Kıyma pişince salçasını ve maydanozunu ilave ederek bir kaç kez karıştırıp ılınmaya bırakın.
  • Ilınan iç malzemesini küçük bir çay kaşığı yardımıyla iyice bastırarak mantı makarnaların içine yerleştirin.
  • Bu işlem bitince bir tencereye yaklaşık 2 su bardağı suyu (su miktarı göz kararı makarnaların bir iki parmak kadar üzerini geçmeli) bir kaç damla yağ ile koyup kaynamaya bırakın.
  • Kaynayan suyun içine yavaş yavaş doldurulmuş mantı makarnaları koyup makarnalar yumuşayıncaya kadar haşlayın.
  • Yumuşayan makarnaları delikli bir süzgeçle servis tabağına alın.Üzerine sarımsaklı içine kıyılmış dereotu karıştırdığınız yoğurdu dökün.



Safranlı Pirinç Pilavı

SARI PİLAV
Bugün alışveriş sonrası gittiğimiz restoranda yan masadaki bayanların bir konuşmasına tanık oldum. Biri babasının " iyi pilav pişiren bayanların her yemeği güzel yapabilir" dediğini söylüyordu. Yani iyi yemek yapmanın ölçücü iyi pilav yapmadan geçiyordu.

Nedir iyi pilav derseniz herhalde herkesin yanıtı birbirine yapışmamış, tane tane ama her biri pişmiş kısacası lapa olmamış pilav olur. Ancak çok zaman bir çok yerde yediğiniz pilav bu özelliğe uymaz. Eğer pirinci kavurarak pişiriyorsanız bu kıvamı iyi tutturmanız gerekir aksi halde ağzınıza kıtır kıtır gelen pirinç taneleri canınızı sıkar ya da suyun ölçüsü biraz kaçarsa lapa olmuş bir pilav.....Galiba bayanların babasının haklı olduğunu kabul etmemiz lazım:)

Tarifini vereceğim Safranlı Pirinç Pilavı da benim çok sık yaptığım, beyaz pilav( prensesim Müge 'min sade pilava verdiği isim) yemeği sevmeyen, pilav içinde değişik sebzeler, tatlar denemeye meraklı kızımın çok sevdiği, özellikle de davet sofralarında çok şık duran bir pilav....

Gereken Malzemeler
  • 1 su bardağı pilavlık pirinç
  • 1 su bardağı su veya et suyu
  • yarım çay bardağı sıvı yağ
  • 1 yemek kaşığı yerli safran(dolu kaşık olmasın)
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • tuz ( tuz miktarını alışkanlığınıza göre ayarlayabilirsiniz, bulyon kullanırsanız tuzu azaltmanız gerekebilir)
  • 2 adet yeşil biber (arzu ederseniz)
  • 4 adet taze soğan (istenirse)

Yapılışı:

  • Pilavlık pirinci derin bir kaba koyun. Pirincin üzerine 1 kaşık tuz döküp iki parmak geçecek kadar ılık su ile önceden ıslatın. 3- 4 saat önceden olursa çok daha iyi olur.
  • 1 su bardağı su veya et suyunun içine bir kaşık yerli safranı döküp karıştırın. Bu karışımı en az 1 saat bekletin. Safranın rengi suyun içine geçip turuncu renkli bir sıvı olacaktır.
  • Tencerenin içine ince doğranmış biberleri ve yeşil kısımları ile beraber ince doğranmış taze soğanı ve sıvı yağı ilave edip hafifçe sebzeler yanmadan karıştırarak pişirin.
  • Önceden hazırladığınız safranlı suyu bir tel süzgüden geçirerek safran parçalarını ayırın.
  • Biber ve soğanı sotelediğiniz tencereye safranlı suyu koyup tuzunu da(dilerseniz bulyonda koyabilirsiniz) ilave ederek kaynamaya bırakın.
  • Pirincin üzerindeki suyu dökerek pirinci iyice yıkayın.
  • Pilav tenceresinde su kaynamaya başlayınca yıkadığınız pirinçleri ilave ederek bir kez tüm malzemeleri kaşık yardımı ile karıştırın. Bundan sonra pilavı karıştırmayın.
  • Tencerenin kapağını kapatıp kaynamaya başlayınca kısık ateşe alın.
  • Pilav suyunu çekip, pirinçler pişince ocağı kapatın.
  • 1 kaşık tereyağını küçük parçalara keserek pilavın üzerine koyun.
  • Tencere kapağının altına bir kağıt havlu koyarak dinlendirin.

Küçük Notlar

Bu şekilde kavrulmadan pirinç pilavı yapıyorsanız ölçünüz mutlaka 1 bardak suya 1 bardak pirinç olmalıdır. Daha fazla su koyarsanız pilavınız lapa olur.

Kaynayan suya pirinci döktükten sonra bir kez karıştırın. Fazla karıştırırsanız pilav lapa olur.

Sıvı yağ ile pişirdiğiniz pilavın üzerine piştikten sonra tereyağı parçaları koyarsanız tereyağının kokusunu ve aromasını daha fazla hissedersiniz.

Bu yöntem ile tüm sebzeli pilavları pişirebilirsiniz. Ancak domatesli pilav pişirirken domatesin su salacağını düşünerek su ölçüsünü bir parmak azaltabilirsiniz.

Yağ ile bir çay bardağı kadar şehriye (arpa , tel veya çocukların gözüne hoş gelen yıldız şehriye) kavurup pilava ilave ederseniz pilavda nefis bir görüntü elde edebilirsiniz.

Safranlı pilavda aktarlarda, büyük marketlerin baharat reyonlarında bulabileceğiniz yerli safran kullandım. İthal edilen Hint veya İran safranı da var; ancak ben yerli safran kullanmayı tercih ediyorum.

SAFRAN HAKKINDA KÜÇÜK BİR BİLGİ

Safran çiçeğinin kurutulmuş dişi organlarından elde edilen bir baharattır. Safranın elde edildiği dişi organlar turuncu- kırmızımsı renkli olup iplikçikler şeklindedir. Safranı önemli kılan eşşiz aroması ve boyar özelliğidir. Kaliteli safranı ayırt etmenin yolu kısaca söyledir: Yarım çay kaşığı safran bir litre suyu sarı kavuniçi renge boyayabilir. Safran adıyla satılan diğer maddelerden ise 1 litre suya onlarca gram koymak gerekir.(Kaynakça: Atlas Dergisi, Keşif Kitaplığı Baharat Atlası Özel Koleksiyon 2009)


7 Nisan 2010 Çarşamba

Fırında Kaşarlı Makarna


Bazen hep aynı şeyleri aynı tarzda yemekten sıkılabiliriz. Bu sayfalarda bildiğimiz klasik yemeklere farklı yorumlar getirerek denediğim yemekleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Gereken Malzemeler

* Yarım paket yüksük makarna( veya sevdiğiniz başka bir makarna çeşidi olabilir)
* 2 orta boy domates
* 3-4 adet yeşil biber
* 1 adet kırmızı biber
* 1 küçük boy kabak
* 1 adet kuru soğan ( istenirse 2-3 adet taze soğan da kullanılabilir)
* içine 1 su bardağı rendelenmiş beyaz peynir
* üzerine 1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri

Yarım paket makarna tuzlu suda haşlanır. Diğer tarafta yemeklik doğranmış soğanlar yağda hafifçe kavrulur. Üzerine küçük doğranmış biberler, kabak ve domates ilave edilerek birlikte pişirilir. Haşlanmış makarna ısıya dayanıklı bir cam kaba alınır. Hazırlanan sebze sosu ve rendelenmiş beyaz peynir makarnaya karıştırılır.Üzerine rendelenmiş kaşar peyniri serpilerek fırında kaşar peyniri eriyip kızarıncaya kadar pişirilir.




Yıldız Şehriyeli Pirinç Pilavı

Pilav hazırlarken bazen sebze, bazen safran, bazen yeşillik ilavesi ile renklendiriyorum, evde de böyle seviliyor. Bu kez biraz değişiklik olsun diye çorbada çok sık kullandığım yıldız şehriyeyi pilavıma koydum. Siz dilediğiniz, sevdiğiniz şehriyeyi kullanabilirsiniz...


Gereken Malzemeler:
  • 1 su bardağı pilavlık pirinç
  • 1 çay bardağı yıldız şehriye (arpa veya tel şehriyede olabilir)
  • 1 su bardağı su veya et suyu
  • Yarım çay bardağı sıvı yağ
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • Tuz ( bulyon kullanırsanız tuzu azaltmanız gerekebilir)

Yapılışı:

  • Pilavlık pirinci derin bir kaba koyun.
  • Pirincin üzerine 1 kaşık tuz döküp iki parmak geçecek kadar ılık su ile önceden ıslatın. 3- 4 saat önceden olursa çok daha iyi olur.
  • Bir tencereye yıldız şehriyeyi ilave edip hafifçe yanmadan rengi dönünceye kadar karıştırarak pişirin.
  • Su veya et suyunu şehriyelerin üzerine yavaşça ilave ederek kaynamaya bırakın.
  • Ilık suda beklettiğiniz pirincin üzerindeki suyu dökerek pirinci iyice yıkayın.
  • Pilav tenceresinde su kaynamaya başlayınca yıkadığınız pirinçleri ilave ederek bir kez tüm malzemeleri kaşık yardımı ile karıştırın. Bundan sonra pilavı karıştırmayın.
  • Tencerenin kapağını kapatın, kaynamaya başlayınca kısık ateşe alın.
  • Pilav suyunu çekip, pirinçler pişince ocağı kapatın.
  • 1 kaşık tereyağını küçük parçalara keserek pilavın üzerine koyun.
  • Tencere kapağının altına bir kağıt havlu koyarak dinlendirin.


  • Pirinci kavurmadan, önceden ılık suda bekleterek pilav hazırlayacaksanız ölçünüz 1 bardak pirince 1 bardak su olmalı .
  • Pirinci kaynayan suyun içine döktükten sonra bir kez karıştırıp bırakın. Aksi halde pilav lapa olur.

Havuçlu Bulgur Pilavı

Bir kaç gündür kızımın hastalığından mı , ödevlerinin çokluğunun verdiği yorgunluktan mı, kendi işlerimin yoğunluğundan mı, hafta sonu bayanlarla çıkacağımız Konya Turunun telaşından mı - bu satırları okuyan Sevgili Esmanın(vakitbuldukca) ne söyleyeceğini biliyorum- :

- Minecim biz daha Konya Turunu düşünemiyoruz bu haftayı sağ salim perişan olmadan atlatalım :)))

ya da Canım Annemin deyişiyle gönül yorgunluğundan mı bilemiyorum tarifler, resimler çoğaldığı halde elim bir şey yazmaya gitmiyordu. Akşam üzeri arayan bir arkadaşım imdadıma yetişti. Bana yoğurtlu sebze çorbası tarifi öncesinde yazdığım hikayeyi çok beğendiğini, başka hikayeler olup olmadığını sordu. Aklıma hemen birkaç ay önce mail kutuma gözleri gibi gönlüde güzel Deryacığımdan gelen kuyumcu hikayesi geldi. Biraz uzun ama, herkesin kıyısından köşesinden kendine pay çıkarabileceği bir hikaye.....

Vaktiyle bir bilge hoca, yıllarca yanında yetiştirdiği öğrencisinin seviyesini öğrenmek ister. Onun eline çok parlak ve gizemli görüntüye sahip iri bir nesne verip: "Oğlum" der, "Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir. Öğrenci elindeki ile çevresindeki esnafı gezmeye başlar. İlk önce bir bakkal dükkanına girer ve "Şunu kaça alırsınız?" diye sorar. Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği nesneyi eline alır; evirir çevirir; sonra: "Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın" der. İkinci olarak bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği nesneye ancak bir beş lira vermeye razı olur.En son olarak bir kuyumcuya gider. Kuyumcu öğrencinin elindekini görünce yerinden fırlar. "Bu kadar değerli bir pırlantayı, mücevheri nereden buldun?" diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. "Buna kaç lira istiyorsun?" Öğrenci sorar: Siz ne veriyorsunuz?" "Ne istiyorsan veririm." Öğrenci, "Hayır veremem." diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar: "Ne olur bunu bana satın. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim." Öğrenci emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker. Mücevheri alıp kuyumcudan çıkan öğrencinin kafası karma karışıktır. Böylesi karışık düşünceler içinde geriye dönmeye başlar. Bir tarafta elindeki nesneye yüzünü buruşturarak 1 lira verip onu oyuncak olarak görenler, diğer tarafta da mücevher diye isimlendirip buna sahip olmak için her şeyini vermeye hazır olan ve hatta yalvaran kişiler..Bilge hocasının yanına dönen öğrenci, büyük bir şaşkınlık içinde başından geçen macerasını anlatır.Bilge sorar: "Bu karşılaştığın durumları izah edebilir misin?" Öğrenci: "Çok şaşkınım efendim, ne diyeceğimi bilemiyorum, kafam karmakarışık" diye cevap verir. Bilge hoca çok kısa cevap verir:"Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bileni anlar ve onun değeri bilenin yanında kıymetlidir."

Bu güzel hikayeden sonra sıra havuçlu bulgur pilavı tarifimizde. Benim özellikle bulgurun pirinç pilavından daha az kalorili, daha fazla lifli ve B vitamini yönünden çok zengin olduğunu öğrendiğimden beri çok sık yaptığım bir pilav..
Kendi ağız tadınıza uygun baharat veya sebzelerle de zenginleştirebilirsiniz...

Gereken Malzemeler (4 kişilik)
* 1 su bardağı iri pilavlık bulgur
* 1 yemek kaşığı domates salçası ( veya 1 adet domates)
* 2 adet havuç
* 1 adet soğan
* 3-4 sivri biber
* yarım çay bardağı zeytinyağı
* 1 tatlı kaşığı kuru nane
* 1,5 su bardağı su
Soğanı yemeklik doğrayıp yağda hafifçe pembeleştiriyorum. Üzerine rendelenmiş havuçları, halka doğranmış biberleri de ilave edip biraz daha pişiriyorum. Salçasınıda ilave ettikten sonra birkaç kez karıştırıp 1, 5 bardak suyu koyup kaynamasını bekliyorum. Kaynayan suyun içine yıkayıp suyunu süzdüğüm bulguru koyup tuzunu ve baharatını da ilave edip tencerenin önce kapağını kapatarak kaynamasını bekliyorum. Pilav kaynamaya başlayınca ocağı kısıp, tencere kapağını hafifçe aralayıp bir miktar suyun çekmesini sağlıyorum. Sonra kapağı tekrar kapatıp bulgur suyunu çekinceye kadar pişiriyorum. Ocağı kapatınca tencere kapağının altına kağıt havlu koyarak 5- 10 dakika demlenmesini sağlıyorum. Bu şekilde pişirince pilav tane tane oluyor....