pilav etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pilav etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Nisan 2010 Salı

Çok Özel: Kaburga Dolma




Kaburga dolmayı yılbaşı akşamı için hazırladım. Fotoğraflar avizenin ışığında ancak bu kadar çıkabildi. Mızmızlanmayı sevmiyorum ancak anlatmalıyım. Kışın fotoğraf çekmek zor şekerim. Gün ışığı olmayınca bulanık çıkıyorlar. Öğlene doğru güneş şöyle yalandan bir gülümsedi mi yakalayacaksın hemen, yoksa yandın. Tarifini de vakitlice hazır edeceksin, güneşi görür görmez poz verecekler. Koşacaksın balkona! Konu komşu henüz sormadı şükür: n'eylersin balkonda a komşum? Hem yaz günü ağır gelir diye kışın yapılan yemekler var, çorbalar, pilavlar var. Yapınca da hadi fotoğraf aldık, işimize yaramaz artık demiyoruz, sebeplensin ev halkı.- Zaten bize değil bloga mı yapıldı bu diye hayıflandıkları oluyor zaman zaman.- Beğenmeyip beklettiğim kaç fotoğraf var bilseniz. Artık uğraşmıyorum bile akşama hazırlanmış yemekleri çekmekle. Bu özel ve lezzeti olağanüstü yemeğin net olmayan görüntüsü affola!

Geçmişte koca bir kaburgayı heder etmişliğim var. Yine bir yılbaşı akşamı için eşim devasa büyüklükte bir kaburga getirmişti. Düdüklüye sığmamıştı, koca bir tencereye sığdırıp ağzını hamurla kaplayarak dört saat ateşte tuttuğum halde pişmek bilmemişti. Artık daha küçük bir kuzu kaburgası ile çok lezzetli dolmayı yapabiliyorum. Zor olarak bilinse de kolaydır hazırlanması. Aşağıda tarifini bulacağınız iç pilavı hazırlayıp kaburganın içine açık kenarından doldurun. Çok sıkıştırmayın, şişmek için yer bulamayan pirinçler lapa olur sonra.Etin açık kenarını sıkıca dikin. Düdüklüde biraz tereyağını eritip kaburgayı kuvvetli ateşte evire çevire hafifçe kızartın ve yarıya kadar sıcak su koyup ağzını kapatın. Buharı çıktıktan sonra bir saat pişirin. Bir saatin sonunda kaburgayı düdüklüden çıkarın. Diğer tarafta oda ısısında tereyağı, yoğurt, tuz, karabibr ve az da salçayı karıştırın. Bu sosu etin kızaracak üst kısmına fırçayla sürün. Geniş bir tepsiye kaburgayı yerleştirin, dibine pişirdiğiniz suda ekleyin. Burada sapsarı, güzel bir et suyunuz olacak. Kaburganın üzerini aliminyum folyo ile kapatıp 250 derece fırına verin. Üzerini kapatmazsanız kaburga dolma yeterince pişmeden hemen üzeri yanar. Bir saatte fırında pişecek yemeğin üzerindeki folyoyu son on beş dakikada alın. Arada suyundan üzerine gezdirmeyi de unutmayın. Sıcak sıcak sofranıza koyun kaburga dolmayı, yanına beyaz bir pilav da ister hani.



İç Pilav İçin:

  • 150 gr. kuzu ciğeri
  • 2 su bardağı pirinç
  • 3 yemek kaşığı tereyağı
  • 2 çorba kaşığı zeytinyağı
  • 2 su bardağı et suyu
  • 1 adet irice kurusoğan
  • 1 çorba kaşığı yenibahar
  • 1 tatlı kaşığı karabiber
  • 4 çorba kaşığı dolmalık fıstık
  • 4 çorba kaşığı kuş üzümü
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 1 çorba kaşığı toz şeker
  • Bir demet dereotu

Hazırlama:

Pirinci sıcak suda biraz tuzla ıslayın. Erimiş tereyağ ve zeytinyağı karışımına önce fıstıkları, sonra yemeklik doğranmış kurusoğanı katıp sarartın. Ciğeri de ekleyip üç dört dakika kavurun. Suyu süzülüp nişastası atılmış pirinci başka bir tencerede terağında kavurun. Kuşüzümünü katın. Ciğerli harcı da ekleyip bir kez daha karıştırın. Tuzunu ve diğer baharatlarını, toz şekeri katın. Kaynar vaziyetteki et suyunu verip, hepsinin kaynamasını bekleyin. Altını kısın ve suyunu çekene kadar pişirin. İç pilav tamamen pişmeyecek, çünkü daha kaburga ile birlikte hem düdüklüde hem de fırında pişecek. Ateşten alınca kıyılmış dereotunu da katıp karıştırın. Tek başına iç pilav yapmak için koyacağınız su miktarını arttırıp pilavın tamamen pişmesini beklemelisiniz.

5 Nisan 2010 Pazartesi

Kış Bastırmadan




At Pazarı'na gidip, kışlık erzağı alma vakti geldi demiştim daha önce. Çok oldu bu işi halledeli ancak; bir türlü söz edemedim. At Pazarı Meydanı'na doğru yokuş yukarı tırmanırken sepetçiler, bakırcılar, yün, deri, kumaş,kilim, halı, el işlemesi ahşaplar satan küçük dükkanlardan hangisine dalacağınızı şaşırırsınız. Yıllarca bakımsız kalmış, harabeye dönmüş eski Ankara evleri restore edildiğinden beri, gezinmek, alışveriş yapmak daha bir zevkli oldu oralarda. Akşamüstüne kaldığımız için biraz acele ettik ve fazla fotoğraf çekemedim. Benim gibi toptan alışveriş yapma alışkanlığı olanlar için Hamamönü GİMAT'tan daha önceliklidir. Hamamönü'ndeki toptancılardan yağ, şeker, un, içme suyu, deterjan vb. ihtiyaçlarınızı hesaplı fiyatlarla alabilirsiniz. Meydandaki bakliyat satan dükkanlar çok çok eski. Babam anacığıyla çocukken gittiği Çil'e uğrar mutlaka. Ben de annemin kış bastırmadan, özellikle Ramazan öncesinde buraya uğradığını hatırlıyorum.

Esnaf krizden şikayetçi, turistten pek memnun. Önce Ankara Kalesi'ne, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ne götürülen, sonra da buraya getirilen otobüs dolusu Japonları çok seviyorlar. Uzaktan dinliyorum amcayı:

-Dün Caponlar geldi, 40 kişiydi. Hepsine birer kilo antepfıstığı sattım, yetti bana!

Böyle anlattığını duyunca yanaşmıyoruz o dükkana. E sen belini doğrultmuşun madem, başkasına kısmet olsun paramız.




Güran Ticaret'ten yaptık alışverişimizi. Sağolsunlar dürüst davrandılar ve hep yerli bakliyatlar verdiler bize. Trakya baldonun kilosunu 3,50 liradan aldık.Pirinç çok lezzetli, az su çekiyor, aldığım her üründen memnun kaldım. Yalnızca bulguru çok sevmedik çünkü; bulgurun en güzelini yemeye alışmışız bir kere, zor beğeniyoruz. Diğerlerinin fiyatlarını aklımda tutamadım; ancak almayı düşünenler için özellikle nohutu çok sevdik. Lezzetli, çabuk pişiyor, dağılmıyor. Altta nohutlu pilav görüyorsunuz. Tarife gerek yok ama, bildiğiniz gibi, pilavı tereyağlı, tavuk suyu ile güzelce pişirirsin, önceden haşlanmış nohutu da katıp, şöyle bir karıştırır, demlenmeye bırakırsın.

Hem güzel bir gün geçirmek, hem ihtiyaçlarınızı karşılamak için gidin AtPazarı'na. Etrafta turist edasıyla dolaşan kokoş hatunlara aldırmazsanız, hoş bir gün geçirebilirsiniz, benden söylemesi.

Ulaşmak isteyenler için Güran Ticaret'in telefon numarası: 324 38 31




Firik Pilavı





Firik bulguru (yeşil bulgur) özellikle Güneydoğu Anadolu ve Gaziantep mutfağında sıkça kullanılan bir bulgur çeşididir. Açık yeşil renkli ve is kokulu bir bulgurdur. Buğday başakları henüz tam olgunlaşmamışken kesilip, besine değerini muhafaza etmesi için özel yöntemlerle yakılarak tanelerinin ayıklanması yöntemi ile elde edilir. Bu yüzden pişirilirken ve yenilirken hafif yanıksı bir kokusu ve tadı vardır. Bu ise pilava eşsiz bir lezzet kazandırır. Firik bulgur tam buğday tanelerinden elde edilen tamamen doğal ve katkısız bir üründür. Frik bulgur buğdayın yeşil iken yani taze iken kesilmesinden dolayı buğdaydan ve diğer birçok tahıldan daha fazla protein, vitamin ve mineraller içermektedir. Bunun yanında esmer pirince oranla dört kat fazla lif oranına sahiptir ve nişasta oranı düşüktür.Acur dolması ile firik pilavında kullanılır.
Malzemeler:
  • 500gr. kuzu kuşbaşı
  • 1 büyük soğan
  • 250gr. firik
  • 250 gr. pilavlık bulgur
  • 6 su bardağı sıcak su
  • 150 gr tereyağı
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • Tuz, karabiber

Hazırlanışı:

Kuşbaşı eti az yağda suyunu salıp çekinceye kadar kavurun. Yemeklik doğradığınız soğanları da ekleyip kavurun. Salça, tuz ve karabiberini ayarlayıp sıcak suyunu katın. İsterseniz 1 su bardağı haşlanmış nohut da katabilirsiniz, ben katmadım. Kaynayan suya firik ve pilavlık bulguru ilave edip suyunu çekinceye kadar pişirin. Tereyağını kızdırıp karabiber ekleyin ve pilavın üzerine gezdirin, tahta kaşıkla yavaşça karıştırıp dinlenmeye bırakın. Sıcak olarak servis yapın.