tart etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tart etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Nisan 2010 Perşembe

KIZIM NAME'DEN TARIFLER

Iste sizlere kizim Namenin misafir agirlanmasindaki en begenilen tarifleri . Ani zamanda eltisi Elcin'in elmali tartininda tarifini burada bulabilirsiniz.


1-VANILYALI POGACA


Bu tarifi denemenizi kesinlikle tavsiye ediyorlar :)


Malzemeler;
50 gr. margarin-
1 çay bardağı sıvı yağ
1,5 çay bardağı yoğurt
3 su bardağı un
1 paket vanilya
1 kahve kaşığı tuz(içi için)
3 adet patates
100 gr. beyaz peynir
Tuz
Arzuya gore kırmızı pul biber

Hazırlanışı;
Un ve diğer malzemeleri yoğurun. Diğer tarafta patatesleri haşlayıp bir kapta ezerek ve peynir, tuz, kırmızı pul biberi katarak iç harcı oluşturun. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp avucunuzun ortasında parmaklarınızla yuvarlak şeklinde açın (merdane yardımı ile de olur).. İçine harçtan koyduğunuz hamurların üstünü kapatarak yuvarlak poğaça şekli verin. Yağlı tepsiye dizdiğiniz poğaçaların üzerlerine yumurta sarısı sürüp, susam serpin..
200 C'ye ayarlanmış fırında pişirin.
Afiyet Olsun


2-ELCIN'IN ELMALI TART'I

Malzemeler ve Yapilisi ;
2 su bardagi
125 gr margarin
60gr pudra sekeri
1 yumurta sarisi
3 kasik sut
vanilya
kabartma tozu
3adet elma
Butun malzemeler karistirilarak hamur haline getirilir .Hamurdan bir parca kenara ayirin
3 adet elma kup seklinde dograyarak 4yemek kasigi seker ve tarcinla pisirilir.
Tart kalibina hamuru yayarak uzerine elma dilimlerini dizin
hamurdan ayirmis oldugunuz parcayi kurabiye kaliplari kullanarak dilediginiz sekilde kesin ve uzerine susleme yapin
170C firinda uzeri pembelesene kadar pisirin.
Afiyet Olsun :)


6 Nisan 2010 Salı

Abartının Çilekli Hali


Kendini anlatma konulu ebelere eklemeliydim: vur dedi mi öldürürüm. Çilekler çıkmış, tatlı renkleri ve kokularıyla karşımda süzüm süzüm süzülürlerken, çocuklar anne çilekli bir şeyler yap diye eteklerimi çekiştirirken boş durabilir miydim? Sevgilim gelirken çilek getir dediğimde manalı manalı yüzüme bakıp:

- Ne yapacaksın ki? demişti.

- Hiiç çocuklar yer diyebildim kem küm ederek.

Geçmiş olsun dileği için bir şeyler yapmak şarttı, benim niyetim bozuk değildi. Hakkaten! E mademki yapacağız, çocuklara yapmadan olur mu? Olmaz, eve de yapmalı bir tane. Velhasıl iki tart, artan hamurlar ve krema ziyan olmasın diyerek de küçük tartöletler çıktı ortaya. Bir günde silip süpürüldü ortalık. Sormayın, kalmadı hiç geriye. Tarif daha öncekiyle aynı, hamura bu sefer kabartma tozu hiç koymadım, teflon kalıbı yağlamadım. Yapışmadan kolayca çıktı. Tabii fırından çıkan hamurun biraz beklemesi gerek, acele eder de kuruyup kendine gelmeden kalıptan çıkarmaya kalkarsanız taban kırılır. Jölenin rengi neden o kadar canlı diye soracak olursanız, gıda boyasından değil. Şeffaf tart jölesini, içinde böğürtlen beklemiş vişne likörü ile pişirdim, kıpkırmızı oldu böyle.

Jöleli tariflerinizi bekliyorum, tek tek geliyorlar, renkli, bol meyveli fotoğraflar.

narince.narince@gmail.com

Ama bu tarif Porselen Demlik Çay Saati Etkinliği için Lezizce'ye gidiyor.

Yeşilçam Şarkıları, Küçük Armağanım ve Meyveli Tart


Eski şarkılar dinliyorum bugünlerde, Türk filmlerinden fırlamış şarkılar. Çoğunun söyleyeni kim bilmiyorum bile. Tanıyamıyorum. Cd ye de sadece track diye kaydedilmiş, hiç birinin söyleyeni ya da şarkı adı belli değil. Söz konusu cd'yi babamdan aldım. Teknolojiyle hiçbir yakınlığı yoktur, bu işi kendisinin halletmesi mümkün değildir. Youtube'da Zeki Müren dinlemeyi zoraki öğrendi. Birilerine rica etmiş yaptırmış, arabada dinledim tabii hemen el koydum. Bunu kim söylemiş, bunu kim acep diye dinlerken, küçük bir araştırma sonucunda Kalan Müzik'ten çıkmış Yeşilçam Şarkıları albümü olduğunu anladım.



Bir bakış baktın, kalbimi yaktın

Aşkın kemendini, boynuma taktın

Bahçende gülün, kapında kulun

Olmaya razıyım sevgilim senin

Canım fedadır senin yoluna

Günahların da benim boynuma

Çıkalım senle bağdat yoluna

Sen bir şahinsin ben garip serçe

Attın kalbime demirden pençe



ile başlıyor yolculuğumuz. Kim olduğunu anlayamadan dinlerken, Sevim Tuna'nın söylediğini araştırma sonucu öğreniyorum. Bittiğinde;


Dert ortağım benim

Biricik sevgilim

Söyle senden başka

Kimim var benim



Biter bitmez:


Arım balım peteğim....

Beni en çok mutlu eden şarkı sırada. Gönül Yazar'ın genç sesiyle:

Dışarıda bir yaz yağmuru

Yaş sokaklar sensiz bensiz

Akşam olmuş ılık rüzgar

Loş ışıklar sensiz bensiz

Bir masalmış geçen yıllar

Kaç yaprak var elimizde

Aşk bir rüyaymış uyandık

Adı kaldı dilimizde

Ses vermiyor çalgıları

Tavernalar sensiz bensiz

Masamızda yabancılar

Hatırlar sensiz bensiz


Emel Sayın'la Rüyalar Gerçek Olsa' ya geldiğimde hemen eski bir yerli film izleyesim tutuyor. Aradım taradım, Emel Sayın'ın bu şarkıyı söylediği bir video bulamadım. Henüz öğrenme sürecinde olduğum blog yazma maceramda, müzik eklemeyi de bilmediğimden size şarkılardan en azından birini dinletme şansım olmadı. Yine de Kalan Müzik tadımlık bir parça lezzet sunmuş bizlere. Bu minicik lezzeti de acemiliği çoktan atlatmış şefe, sevgili Esra'ya göndermek istiyorum. Uzattığı sıcak el için, nezaketi, alçakgönüllülüğü için, binlerce teşekkür.


Bir parça da tart yollasam, kendi olmasa da kokusu ulaşır belki.




Meyveli Tart

Tart Hamuru İçin:

  • 2,5 su bardağı un

  • 1 çay kaşığı kabartma tozu

  • 125gr. oda ısısında margarin

  • Yarım su bardağı pudra şekeri

  • 1 adet yumurta

  • 1 çay kaşığı şekerli vanilin

Krema İçin:

  • 1 poşet toz krem şanti

  • 1 su bardağı süt

Üzeri İçin:

  • Meyve

  • Tart jölesi

Tart hamurunu malzemelerle fazla yoğurmadan hazırlayıp, yağlanmış tar kalıbına elimizle döşeyelim. Çatalla altı-yedi yerinden deldiğimiz hamuru önceden 180 derecede ısıtılmış fırına verip pişirelim.


Fırından alıp soğumasını beklediğimiz tartı kalıptan çıkaralım ve üzerine çırpılmış krem şantiyi yayalım. Üzerini dilediğimiz meyveyle süsleyip, üzerindeki tarife göre hazırlanmış şeffaf tart jölesini meyvelerin üzerine yayalım.

Çipçikolatalı Tart (Süt Karameli Eşliğinde)



Musslu pastaların kraliçesi kim?

Muslu pastaların kraliçesi, Derin'in annesi, vakt-ı zamanında aynı koridorlarda yürüyüp,aynı berbat otobüsle Beytepe yollarını katettiğimiz , aynı kantinde, aynı yemekhanede karın doyurup, çay içip de yetişkinliğimizde sanal dünyada ancak tanıştığımız sevgili Zehra, tam da doğumgünüme denk getirip, elleriyle yaptığı güzel hediyeler yolladı bana. Peçete halkalarını o yayınlayıp kendim yaptım diyene kadar hazır aldı zannettiydim. Bir de Dulce de Leche göndermiş ki tadına doyulmuyor. Herkes parmak atıyor, vuruyorum ellerine, olmaz çok kıymetli. O nasıl güzel bir tat, nasıl yoğun! Bitecek diye ödüm kopuyor, binbir zahmetle yapılıyor,iki saat ateşin başında ter dökülmüş, benim gibi bir tembel- belki sabırsızlığım daha uygun olur mazeretime- yapabilir mi bu güzelim lezzeti?



Küçük Derin'in arkadaşlık konulu resmi ise bizimkilerin resimleriyle birlikte dosyada saklanacak hep. Sevgili Zehra'ya ve Derin'ciğime çok çok teşekkür ediyorum.

Çikolata ile uyumlu bir ikili oluşturan süt karamelimi altta tarifini bulacağınız çikolatalı tartla birlikte denedim. Sonuç: enfes! Kapış kapış bitti.



Tart İçin:

  • 2 su bardağı un (220gr)
  • 100 gr. tereyağ
  • Bir fiske tuz
  • Bir fincan çok soğuk su
  • Bir yemek kaşığı kakao

Harç İçin:

  • 2 yumurta sarısı
  • 150 ml. krema
  • 2 yemek kaşığı un
  • 1/2 su bardağı toz şeker
  • 100 gr. bitter çikolata

Taban için kullandığım hamura kırıntılı hamur deniyor. Başta toparlanmayacak gibi görünse de toparlanıyor, endişe etmeyin. Un, tuz, tereyağ ve kakaoyu bir kaba alın. Çok soğuk suyu devamlı karıştırarak üç seferde hamura ekleyin. Kırıntılı bir hal alan hamuru yoğurmaya devam ederek toparlayın, siz harcını hazırlayana kadar dinlenmeye bırakın.

Harç için kremayı tek başına çırpıp, kabartın.

Yumurta sarılarını çırpın, içine şekeri katıp sertleşene kadar çırpmaya devam edin. Kremayı tahta bir spatül ile yumurtalı karışıma ekleyin.

Çikolatayı benmari usülü eritip, yumurtalı karışıma dikkatlice katın.

Unu da aynı şekilde ilave edip karıştırın.

Dinlenen hamuru hafif unlu zeminde açıp, 26cm. çapındaki yağlanmış tart kalıbına yerleştirin, kenarları yüksek olsun.

Hazırladığınız karışımı hamurun üzerine yayın. 180 derece önceden ısıtılmış fırında 40 dakika pişirin. Sakın fazla pişirip kurutmayın. Kürdan testinde bu sefer kürdan temiz çıkmayacak, yumuşak kalacak üst kısım. Sonra ılıyınca Dulce de Leche yani süt karameli ile birlikte servis yapın. Afiyet şeker olsun.

İncirli Cevizli Tartölet



Kendimi bildim bileli ceviz boldur evimizde. Cevizi bol bulan annem cevizli çörekler, baklavalar yapar hatta erişteye bile bolca katardı. Çünkü köyden her yıl çuval dolusu ceviz gelirdi. Artık köyde kimsemiz kalmadığından ilgi görmeyen ağaçlarımız eskisi kadar çok ceviz vermiyorlar. Ben de köyden gelenler bittiğinde kabuklu ceviz satın alıyorum. Ankaralılar bilir, üşenmeyip At Pazarı'na tam tepeye çıkıp fındık, fıstık, ceviz her türlü kuruyemişimi, kurumeyvemi, hatta bakliyatımı oradan satın alıyorum. Cevizimi mutlaka kabuklu alıyorum, iç cevize böceklenmemesi, sineklenmemesi için kimyasal ilaçlar sıkılıyor çünkü.

Geçenlerde yeni senenin cevizi henüz gelecekti ki pazarda iri iri cevizler gördüm. Satıcı malını bir güzel övdü ve şöyle dedi:
-Bunlar Şili cevizi. Dünyanın en iyi, en kaliteli cevizi Şili cevizidir.

Hoppala soğuk iklimin cevizi güzel olmaz mıydı? Eve gelip yaptığım küçük araştırmada öğreniyorum ki artık cevizi de ithal eder olmuşuz. Hem de en çok Şili'den. Datça bademi diye İspanyol bademi, Maraş cevizi diye de Şili cevizi tüketiyormuşuz. Uygulanan tarım politikaları bakalım bizleri daha hangi gıdaları dışardan almak zorunda bırakacak? Karadeniz'de fındık ağaçlarını söktüren zihniyetle sonumuz nerelere varacak?



Bize dönersek, bu yılın cevizleri geldiklerinde henüz yeşil kabuğu dışında, yaştılar. İlk geldiği günden itibaren hermen her akşam ailece başına oturup, yarısını tüketmiş bulunuyoruz. Hatta bizim kız biraz kaçırmış, ufak bir ishal vakası da atlatmıştı. Bir hafta kadar ellerimiz kara kara dolaştık. Kalanların kabuklarını da soyduk, gazete kağıdı üzerinde kuruttuk. Evde de epeydir beklemiş kuru incirler vardı. Malum At Pazarı'na çıkma vakti yanaştı. İncirler öylece yenmeyecek kadar kurumuştu, bir an önce kullanılmalıydılar. İncirin yanına en çok ne yakışırdı? Tabii ki ceviz. O halde tartölet yapmalıydı. Kafes tartöletler çok oyalasa da sonuç için uğraşmaya değerdi.




Tart Hamuru İçin:

  • 1 yumurta
  • 125 gr. tereyağ
  • 1 yemek kaşığı tepeleme yoğurt
  • 2,5 su bardağı un
  • Yarım su bardağı toz şeker
  • Bir paket kabartma tozu

İçi İçin:

  • İncir
  • Ceviz
  • Tarçın
  • Elma

Üzerine Sürmek İçin:

  • Yumurta

Hamur yoğuracağınız kaba unu alın. Ortasını açıp yumuşamış tereyağını, yumurtayı, yoğurdu, kabartma tozunu ve şekeri koyup özlü bir hamur yoğurun. Hamuru bir kenara kaldırın dinlensin.

Akşamdan ılık suya ısladığınız incirleri küp küp doğrayın. İçine bir elma rendeleyin, iri dövülmüş ceviz ve tarçın katın.

Dinlenen hamurdan kopardığınız bir parçayı hafifçe unladığınız tezgahta çay tabağı büyüklüğünde açıp, tereyağı ile dibini yağladığınız tartölet kalıplarına yerleştirin. Hazırladığınız incirli harcı içlerine bolca koyun. Kalan hamurdan ince ince şeritler yapıp, üzerlerini kafes şeklinde kapatın. Kapatırken şeritlerin uçlarını alt taban hamuruna tutturun mutlaka. Üzerine de yumurta sarısı sürüp, önceden ısıtılmış 190 derece fırında beyaz kalacak şekilde pişirin. Ha bu arada ben poz verirken daha güzel görünsünler diye süsledim azıcık kendilerini, bal sürdüm üzerlerine. İsterseniz siz de sürebilirsiniz.



Mürdüm Lezzetler



Bir avuç eriğe hayır demezsiniz sanıyorum. Biz yaz boyunca canımız çektikçe dalından koparıp yeme şansına sahiptik. Çocuklar eriğe bu kadar doymuş da olsa, işi abartan ben komposto mu yapmadım, marmelat mı, pestil mi?


Komposto son ılık günlerimizde sofrada yerini alsa da burada yok. Cücüklerime komposto mu yapayım marmelat mı dediğimde cevapları belliydi: ikisini de! Marmelatını, yıkayıp çekirdeklerini çıkardığım erikleri kaynatarak yapıyorum. Öyle uzun süre saklamadım hiç, saklanacağını da sanmıyorum. Bir kilo eriğe bir çay bardağı su koyup, kısık ateşte iyice yumuşayana kadar pişiriyorum. Soğuyunca kevgirden geçiriyor; zira alttaki hali kevgirden geçmemiş halidir, bence böyle daha güzel oluyor, istediğimiz kadar şeker katıyorum. Sonra ekmek banarak kahvaltıya da olur, tatlı niyetine kaşıklayarak da olur, damaklarımızı tatlandırıyoruz.


Hem benim gibi hızınızı al-a-mayıp kurabiyelere de sürebilirsiniz. Tartölet gibi görünseler de kendileri kurabiyedirler. Onların reçetesini verecek olursak:



Malzemeler:
  • 1 yumurta
  • 125 gr. tereyağ ( oda ısısında)
  • Yarım çay bardağı sıvı yağ
  • Çeyrek limonun suyu
  • Yarım paket kabartma tozu
  • 2 çay bardağı pudra şekeri
  • Yarım paket vanilya
  • Alabildiği kadar un

Malzemeler kulak memesi kıvamında yoğurulur, yağlanmış küçük tartölet kalıplarının dibine alçakça serilir. 200 derecede önceden ısıtılmış fırında hafifçe pembeleşene kadar pişirilir.





Marmelat dedik ya, aslında bu elde ettiğimiz güzel püre pestil demek. Birazını da kurutup pestil yapınca, tamamı da çocuklşar tarafından aynı gün tüketilince, tekrar yapmak şart oldu. Çocuklara kışa abur cubur niyetine, ders çalışırken, tatlı aradıklarında atıştırmak, beslenme çantasının bir köşesine konmak üzere temiz naylonlara serilip, güneşte kuruttum pestilimi. Geç kalmış sayılmazsınız, cılız Eylül güneşinde bile kuruyorlar. Beş kilo erikten epeyce çıktı. Artık yeterse de yetmezse de.





Kırmızının Büyüsü, Çilek ve Anılar



Çocuklarını bahçeli bir evde büyütmek şanstır. Böylesi bir şansımız oldu bizim. Bilenler bilir Ankara'yı, Batıkent'i ve küçük bahçelerdeki büyük şımarıklıkları. Sık sık hatırladığım bir görüntü:yürümeyi henüz öğrenen, çıplak ayakları ve poposundaki kabaran beziyle sarı saçlı güzel oğlum. Bahçenin küçük bir köşesini kaplayan çileklerin arasında düşe kalka dolaşıyor usul usul, gördüğü minik kırmızı
çileklerin başına gelip duruyor önce, sonra düşmemeyi becerirse dizlerinin üzerinde çömelip koparıyor çileği , ağzına atıveriyor. Yaz başı ve bahçemizde toprağı henüz yarmış salatalık, domates, biber fideleri. Bir tarafta maydonoz, nane ve dereotları. (Suyu bol henüz Ankara'nın. Gökçek bile bütün park ve bahçeleri içme suyu ile suluyor.) Sonra elindeki hortumu biraz toprağa biraz kendi üzerine tutuyor yaramaz oğlan.

İlk fen bilgisi derslerimizi yaptık o bahçede. Kâh karıncaların peşindeyiz, kâh sümüklüböceklerin, kâh kedilerin. Kızımız da katıldığında aramıza her ilkbaharda tohumlar attık toprağa, suladık sabırsızca, toprağa tutunup başını göğe diken her yeşillikte sevinç çığlıkları attık, her tomurcuklanan çiçekte. Her sonbahar tohumlarımızı topladık kuruyan çiçek dallarından.

Daha sonra Bodrum'daki evimizde devam eden şansımız şimdilerde yok, hatırlayıp avunuyoruz sadece.




Çilek



Başka hiçbir meyvede olmayan hoş kokusu; reçele dönüştüğünde hele, dayanılmazdır. Komşuda pişen çilek reçeli kokusu, davetkardır sabah sabah. Elime bir parça ekmek alıp, kapıya dayanasım gelir. Baharın kırmızısı, nazlı gibi dursa da pek nazlı değildir. Siz bir kök dikin bahçenize, o tutunur toprağa, yayılır her tarafa. Alçak boyu yüzünden bilmeyen ot sanır, yaprakların altınta bekler sizi tatlı, mayhoş meyve. Güneşle birlikte kızarır, olgunlaşır.


Kafanızı yaracak büyüklükte koca koca, hormon küpüne daldırılmış çileklere değil elbet övgümüz. Bizler büyükşehir tutsakları, ancak yaratabildiğimiz küçük fırsatlarla ulaşabilsek, dağ çileklerini ancak rüyamızda, çocukluk anılarımızda bulabilsek de, market ve pazarlarda bulabildiğimiz kadarıyla yetiniyor, baharla çoğalan çilekleri pastalarımıza, tatlılarımıza baştacı ediyoruz. Bu yıl sayısını unuttuğum çilekli tariflerden kaçıncısı bilmiyorum bu çilekli tart.

Tart hamuru benim her zaman kullandığım, riske girmeye gerek yok, ara kata alttaki pastada kullandığım crem pattisserie .

Tart Hamuru İçin


2,5 su bardağı un
1 çay kaşığı kabartma tozu
125gr. oda ısısında margarin
Yarım su bardağı pudra şekeri
1 adet yumurta
1 çay kaşığı şekerli vanilin


Crem Pattisserie İçin:

1/2 lt. süt

50gr buğday nişastası

150gr. toz şeker

2 yumurta

50 gr un


Bir paket şekerli vanilin

Malzemelerle çok fazla yoğurmadan kulak memesi yumuşaklığında bir hamur tutalım. Hamuru
bir kenara bırakıp, yirmi dakika dinlenmesine izin verelim.Tart kalıbını iyice yağlayıp, hamuru kalıba döşeyelim. Önceden 180 derecede ısıtılmış fırına verip pişirelim.Sütü tencereye koyup, şekerin yarısını ekleyin. Şekerin diğer yarısını da başka bir tencereyekoyun, üstüne yumurtaları ve vanilyayı katıp çırpın, nişasta ve unu da ekleyerek iyice karıştırın Ocakta kaynayan sütü de ekleyip tekrar karıştırın ve yeniden ocağa alın. Piştiğinde kabuk bağlamaması için karıştırarak soğutun.

Soğuyan tartın üzerine kremayı bir kaşık yardımıyla düzgünce yayın, çileklerle üzerini kaplayın. Ayşecik ortaya jelibon kalpler koymayı istedi, kırmadım. Zaten ortaya koyacak çilek kalmamıştı, ikisinin de ağzı burnu ve elleri kıpkırmızıydı. Sorunu yarattıkları gibi çözmeyi de bildiler.

Yine işin kolayına kaçıp çilekli sos yapmak yerine dolapta hazır bekleyen poşeti açıp, Dr. Oetker'in ahududu-çilekli meyveli sosunu pişirp, ılıdıktan sonra çileklerin üzerine kapladım.

Bu kırmızı, bu güzellik ancak anneler yaraşır değil mi? O zaman tartı Annelere Özel ve Güzel Tarifler Etkinliği için Özlemhan'a gönderelim.



5 Nisan 2010 Pazartesi

İnat ve Vişneli Tart

İnat ve Vişneli Tart




Tarifi Porselen Demlik Çay Saati 39 Etkinliği icin, http://pastakur.blogspot.com/ Zeynep Hanım'ın sayfasına gönderiyorum.

Tart Hamuru İçin:



2,5 su bardağı un
1 çay kaşığı kabartma tozu
125gr. oda ısısında margarin
Yarım su bardağı pudra şekeri
1 adet yumurta
1 çay kaşığı şekerli vanilin

Ara Harç İçin:

Süt

Bir poşet vanilyalı puding

Üzeri İçin:

3 yemek kaşığı nişasta

1,5 su bardağı su

6 yemek kaşığı toz şeker,

3 su bardağı dondurulmuş vişne

Yapılışı:

Hamuru daha önce verdiğim meyveli tarttaki hamurun aynısı. Yine çok fazla yoğurmadan kulak memesi yumuşaklığında bir hamur tutalım. Hamuru bir kenara bırakıp, yirmi dakika dinlenmesine izin verelim.

Tart kalıbını iyice yağlayıp, hamuru kalıba döşeyelim. Önceden 180 derecede ısıtılmış fırına verip pişirelim.

Hamur pişerken vanilyalı pudingi üzerindeki tarife göre pişirip, kabuk bağlamasına izin vermeden karıştıra karıştıra soğutalım. Pişen ve ılıyan tartın ortasına soğumuş pudingi yayalım.

Üzeri için çukur bir kapta nişastayı, tozşekeri ve suyu iyice karıştıralım. İçine çözülmüş vişneleri ekleyerek orta ısılı ateşin üzerine koyup, karıştırarak katılaşıp, muhallebi kıvamına gelene kadar pişirelim. Kaynadıktan bir iki dakika sonra ocaktan alıp, soğutalım. Soğuyan vişneli harcı tartın üzerine bir kaşık yardımıyla yayalım.

Gelelim tarifin kendini bulana kadar geçirdiğim sinir harbine. Tarif çok tanınmış ünlü bir aşçımıza ait. Hanur için verdiği tarifi uyguladım, sonuç rezaletti. Hamur tart kalıbına konmuyor, yuvarlak ve 25-30 cm çapında bir kalıp kullanılıyordu. Hamur az gelecekti tabii. Kelepçeli kalıba koydum, kenarlarını tarif ettiği gibi yükselttim. Ama ısıyı görür görmez hamur kendini bıraktı, kenar diye bir şey kalmadı, yayıldı. Fırını açarsın, aceleyle elinle düzeltir, folyo üzerinde bakliyatlarla ağırlık verirsin, bu sefer altı pişer, üstü pişmez. Sonra folyoyu kaldırır üstü pişsin diye beklersin. Vişneleri çıkarmışsın çözülmüş zaten.

Necla geçer kendi tart hamuruna. Asıl tarifte ara kat da yok. Kuru hamurun üzerinde sadece vişneli harç var. Araya tadı yumuşatacak bir şeyler lazım. O zaman vanilyalı puding yetişir imdadıma. Neyse sonunda adam ettik tartı, edene kadar da biraz stres yaşadık. Mayhoş sevenler için güzel bir tad, ellerime sağlık.

Peki ne demeli şimdi tarifini doğru dürüst vermeyenlere?

Yine Böğürtlen


Şu küçük tartöletlerle böğürtlen serisine ara verelim. Hep bisküvi tabanlı tart yapma fikri aklımın bir köşesinde duruyordu, sonunda gerçekleştirdim. Bana sorarsanız, un ve yumurta ile yapılmış bir tart tabanı daha güzel olurdu, çocuklara sorarsanız, harika, müthiş, çok güzel, çok!
Malzeme listemiz şöyle:
  1. 300 gr. petit beurre bisküvi
  2. 4 yemek kaşığı tereyağı

Krema İçin:

  1. Bir su bardağı süt
  2. Bir adet yumurta
  3. Üç yemek kaşığı un
  4. Yarım su bardağı tozşeker
  5. Yarım çay kaşığı şekerli vanilin

Bisküvileri mutfak robotunda un haline getirin. Erittiğiniz tereyağı ile karıştırıp, özlü bir hamur haline getirin. Hamuru eşit parçalara ayırıp, tartölet kalıplarına 1cm kalınlığında olacak şekilde yayın. Kenarlarını düzleyip, çatalla birkaç yerinden delin. Önceden ısıtılmış 170derece fırında on- on iki dakika pişirin.

Krema için sütü, yumurtayı, unu ve tozşekeri bir tencerede iyice karıştırın. Orta ısılı ateşte koyulaşana kadar pişirin. Koyulaştıktan sonra tencereyi ateşten alıp, şekerli vanilini, hatta birazcıkta tereyağını ekleyin ve iyice karıştırın. Soğuyan kremayı pişmiş tabanlara paylaştırın, üzerlerini böğürtlenle süsleyiverin.

Elmalı Tart


Olgunlaşmamış, şekil almamış kesik cümleler dolaşıyor içimde. Yalnızca herkeslerin bildiği kolay bir tarif var bugün.
Malzemeler:
Hamuru İçin:
2 yumurta
1,5 su bardağı toz şeker
250 gr margarin
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un
İçi İçin:
6 elma
1/2 su bardağı şeker
Ceviz içi
1 tatlı kaşığı tarçın
Kuru üzüm
Eritilmiş ve soğutulmuş margarinle diğer malzemeler bir araya getirilerek kulak memesinden daha sert bir hamur elde edilir. Hamur iki eş parçaya bölünür, bir yarısı poşetlenip buzdolabında bir saat bekletilir. Bu arada kabuğu soyulmuş elmalar rendenin iri gözüyle rendelenir, teflon bir tavada şekerle birlikte suyu uçana kadar pişirilir. Soğuyunca içine yıkanmış kuru üzüm, ceviz içi ve tarçın eklenir ve karıştırılır. Hamurun dışarda kalan yarısı yağlanmış tepsiye ya da kalıba elle yayılır, üzerine elmalı harç eşit şekilde yayılır. Yeterince sertleşen hamurun diğer yarısı rendenin yine iri tarafıyla tepsinin üzerinden rendelenir. Dökülen rende hamurlarla elmalı harcın üzeri tamamen kapatılır. Önceden ısıtılmış 200 derece fırında altı üstü güzelce kızarana kadar pişirilir, pudra şekeri serpilir.