makarna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
makarna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Nisan 2010 Perşembe

MAKARNA


Evde yemek olmadigi zaman hazirladigim manti tadinda makarna.Kelebek makarna haslanir,suzulur uzerine sarmisakli yogurt dokulur,tereyag,pul biber,nane kizdirilir uzerine gezdirilir.Afiyet olsunnn

6 Nisan 2010 Salı

Tatar Böreği





Göçebe bir toplum olan Tatarlar, göç yerlerine bağlı olarak tarım, hayvancılık ve ticaretle uğraşmışlardır. Bu uğraşların yansımasını mutfaklarında da görmek mümkündür. Hamur işi ve et Tatar Mutfağı'nın vazgeçilmezleridir. Öyle ki sabah kahvaltısında bile et ve et ürünleri yerler. Özel hazırlanmış kuyruk yağını ekmeğe sürdükten sonra üzerine nane serperek yaptıkları sıcak ekmekle kahvaltıda enerji toplarlar. Bir Tatar evine konuk olduğunuzda size hemen çiğbörek (çibörek) ikram edilecektir, çünkü bu börek Tatarların ikram böreğidir. Et ve hamuru birarada kullanırlar. Bunun da en güzel örneği köbetedir. Et veya kıymayla hazırlanan bu börek bol soğan ve patatesle zenginleştirilir. Kurutulmuş sebzeyi çok tüketen Tatarların taze sebzeyle araları pek iyi değildir. Çok misafirperver olan Tatarların kadınları da çok hamarattır. Çayı çok seven Tatarlar gün boyu çay içerler.

Hamuru İçin:

-3 su bardağı un
-1 yumurta
-Tuz
Un, yumurta, 1 çay bardağı su ve tuzu karıştırın. Yoğurarak sert bir hamur elde edin. Hamurun üzerini nemli bir bezle kapatıp on beş dakika dinlendirin.

İç Malzemesi:

-250 gr kıyma
-1 adet kurusoğan
-4-5 dal maydonoz
- Tuz, karabiber

Kıymayı, küçük doğranmış kurusoğanı, kıyılmış maydonozu, karabiberi ve tuzu karıştırın.Hamuru iki eşit parçaya ayırın. Unlayıp bıçak sırtı kalınlığında açın. Hamuru 3-4 santimetrelik karelere kesin, içine kıymalı içten koyup, üçgen şeklinde kapatın.Tencerede suyu kaynatıp, tuz atın. Hamurları suya atıp, yumuşayana kadar haşlayın. Yağı eritip salça ve naneyi yakın. Sarmısaklı yoğurt döktüğünüz hamurların üzerine yağı döküp, isterseniz sumak da serperek servis yapın.

Makarna Salatası

Çocuklara ve çocukların annelere yaptırabileceklerine dair şiiri sayfaya yerleştirmiş, konu üzerine birkaç kelam edip, makarna salatasıyla final yapmayı planlarken, bir süredir kablosundaki temas sorunu yüzünden binbir nazla çalışan modemin resti çekmesiyle planlarım alt üst oluverdi. Bütün öğlenimi aldı sorunu çözmek. Yanımda götürdüğüm bozuk adaptöre uygundur deyip aldığım yeni adaptör çantamda, işimi hemencecik halletmiş olmanın sevinciyle eve döndüğümde sonuç hüsrandı. Modem çalışmıyordu.Bu sefer yanıma modemi de alıp bilgisayar malzemeleri satan küçük dükkanın yolunu tutuyorum yeniden. Bir önceki gidişimde suratı asık olan satıcı gülümsüyor, özür diliyor; mahçup.

Koştur koştur okul çıkışına zor yetişiyor, çocuklarla eve atıyorum kendimi. Akşam için patates oturtmayı hazır etmişim, bilgisayarıma kavuşmuşum. Yanımda sıcak çayım, dışarda yağmur, serinleyen havaya inat evimiz sıcacık. Bir tek pır pır eden modem sinirimi bozuyor, hava muhalefetinden olsa gerek. Pek çok sayfaya ulaşamıyorum.

Çocuklara işini son güne bırakma vaazları veren ben, kızıma geçen hafta verilen ödevi ayarlamayı son güne bırakmışım. Çin'in gelenekleri üzerine slaytlı bir sunum hazırlayacak, yardımım olmadan yapamaz. Gidip gelen modem ışıklarına rağmen hallettik sayılır.
Makarna salatasına gelirsek, tarif kolay:





İşte malzemeler, şekillerini birbiriyle uyumlu yapmakta fayda var; kaşar peyniri,taze nane, maydonoz, salatalık turşusu, haşlanmış mısır taneleri, kırmızı biber, bir paket de haşlanmış makarna.




Karıştırın hepsini, tuzunu, yağını ayarlayın. Salata barların başköşesinde bulunur hep. Size afiyet olsun, ben gitmeliyim.


Bu arada komşu bloglara işlerimi bitirir bitirmez uğrayacağım, söz.

Evin Kızları Mantı Yapar

Annem bizde, üç kuşak kızlar mantı yaptık. Annem, ben ve kızım. Anneme sordum:
-Senin kızın mı becerikli, benim kızım mı?



Yumurta, süt, un, tuz ve suyla yoğurduğumuz hamuru anneciğim açtı, bıçakla küçük karelere bölünmüş hamurlara kıyma, nane, maydonoz ve minik doğranmış kurusoğanlardan oluşan içi pay ettik. Ayşecik minik elleriyle gördüğünüz gibi kapattı tek tek mantıları.

















Bu arada on yıl önceyi anımsadık. Yaramaz oğlumuzun evde yapılan her işe burnunu soktuğunu, saç diplerine kadar una bulandığını, yumuk ellerini, anneannesinin ona hiç hayır diyemediğini...


Bu da mantımızın son hali. Anlatmaya gerek var mı daha fazla?

Kıymalı Lazanya



Kaç gündür Blogger'la problemliyiz, dünden beri hiç ulaşamıyorum. Hiçbir blogu göremiyor, defalarca denememe rağmen sonuç alamıyorum. Nasıl olduysa kumanda paneline ulaştım, ulaşmışken de bir kayıt göndereyim dedim. Aynı dertten çok kimsenin muzdarip olduğunu biliyor, bir an önce çözümlenmesini umuyorum. Bugün kıymalı lazanya yapalım.Benim gibi hamurla oynaşmayı seviyorsanız, hamurunuzu kendiniz yapın, yok uğraşamam derseniz, hazır alın.

Lazanya Hamuru Malzemeleri:

  • 400gr un
  • 4 adet yumurta
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağı
  • Tuz

Kıymalı Lazanya Malzemeleri

  • 300gr lazanya
  • Bir baş kurusoğan
  • İki adet havuç
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 300gr kıyma
  • 4 adet domates
  • Bir yemek kaşığı domates salçası
  • 3 diş sarımsak
  • 4 adet defne yaprağı
  • 200 gr rende kaşar

Beşamel Sos Malzemeleri

  • 2 yemek kaşığı un
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 1,5 su bardağı süt
  • Tuz , karabiber



Hazırlanması

Lazanyayı hazırlamak için, bütün malzemeleri bir yoğurma kabına alın, biraz soğuk su ilave ederek yumuşak ve elastik bir hamur elde edene kadar yoğurun. Hamurun üzerine nemli bir bez örtüp, oda sıcaklığında yaklaşık yarım saat dinlendirin. Hamuru merdane ile açtıktan sonra kalın dikdörtgen şeritler halinde kesin.

Yemeklik doğranmış soğanı zeytinyağında kavurun, sarardığında havucu ekleyip bir kaç dakika daha kavurun, kıymayı ekleyip orta ateşte suyunu çekene kadar kavurun.Salça, sarımsak ve domatesleri ekleyin, tuzunu karabiberini ayarlayıp, kapağı kapalı olarak domatesler pişene kadar bekleyin. Ateşten almadan bir kaç dakika önce defne yapraklarını ekleyin.

Lazanyayı kaynar tuzlu suda, iki üç dakika haşlayın.

Beşamel sos için, unu tereyağında kavurun, sararınca sütü yavaş yavaş ekleyip, tahta kaşıkla sürekli karıştırarak orta ateşte pişirin. Tuz ve karabiber ekleyin.
Yağlanmış tepsiye lazanyaları üst üste gelmemesine dikkat ederek bir sıra halinde dizin. Üzerine bir kaç kaşık beşamel sos dökün, fazla değil.
Hazırladığınız kıymalı sostan - içinden defne yapraklarını çıkardıktan sonra- lazanyaların üzerine yayın. Üzerine rende kaşar serpiştirin. Aynı işlemi tüm malzemeniz bitinceye kadar sürdürün. En üste beşamel sos yayıp, bolca rende kaşar serpin, önceden ısıtılmıi 200derece fırında üzeri kızarana kadar pişirin.



Hem börek, hem makarna. Beşamel sos kulanarak istediğiniz malzemeyle; sebzeli, mantarlı, fesleğenli yapabilirsiniz lazanyanızı. Tembel Garfield'ın en sevdiğini!

5 Nisan 2010 Pazartesi

Ev Yapımı Makarna



Dünyada çok beğenilen ve tüketilen bir gıda olan makarna, pek çok kaynağa göre ilk çağlardan beri biliniyor. Marco Polo'nun Çin seyahatinden batıya getirdiği söylenir ancak; çok daha eski tarihlerde İtalya'nın çeşitli bölgelerinde makarnanın izlerine rastlamak mümkündür. Yapılan kazılarda Eski Roma Dönemi'ne ait makarna yapımında kullanılan aletler bulunmuş. Tabii ki bu durum İtalya'nın makarnanın anavatanı olarak bilinmesinde sadece bir sebep. En yeni makarna teknolojilerinin İtalya'da başlayıp dünyaya yayıldığını unutmamalı. İngiltere'ye giden İtalyanlardan makarnayı öğrenen İngilizler, bu güzel lezzetin nasıl yapıldığını düşünürken, ağaçta yetiştirildiği söylentisine bile kanmışlar.

Makarna sadece buğday ve sudan oluşan en saf yiyecektir. Ekmeklik buğday değil durum buğdayı kullanılıyor makarna yapımında. Durum buğdayının protein ve kompleks B vitamini oranı ekmeklik buğdaydan daha fazla.

Makarnalık durum buğdayı temizlendikten sonra su ile yumuşatılıyor, irmik taneleri şeklinde öğütülüyor. Elenerek saf parlak sarı renkte makarnalık irmik elde ediliyor. Elde edilen irmik su ile karıştırılarak hamur haline getiriliyor, basınçla şekil verilerek, kalıplara yollanıyor. Şeklini alan hamurlar kurutmaya alınıyor, soğutuluyor, paketlenip raflardaki yerini alıyor.

Tarih boyunca elde, ilkel makinelerde üretilen makarna günümüzde modern teknolojiyle üretiliyor. Ancak elde yapılanın yerini hiçbirinin tutmayacağı aşikar. Bizim topraklarımızda da özellikle Orta Anadolu'da coğrafya etkisiyle, tahılın mutfaklarda ana malzeme olduğunu görürüz. Anadolu kadını yüzyıllardır eriştesini evinde yapmıştır.


Ben de zaman zaman üşenmezsem günlük makarnamı yapıyorum. Hatta kışlık eriştemizi annemle birlikte her yıl mutlaka hazırlıyorum.

Un, yumurta, tuz, süt ve biraz suyla yoğurduğum hamuru önce açıyor, karelere bölüyorum. Sonra her kareyi baş parmağım ve işaret parmağımın arasında sıkıştırıyorum. Bizim oraların söyleyişiyle cimcik, bilien adıyla kelebek, İtalyanlar'a göre farfalle gibi. Bir gazete kağıdının üzerinde bekleyen hamurları kaynayan suya atıp, haşlıyorum. Üstteki yoğurtlanmış, üzerine kızdırılmış yağ ve toz biber gezdirilmiş hali.


Bu halini bildiniz mi peki? Bu erik ekşili ve bol soğanlı. Sıvıyağda soğanları kavuruyorum. Erik ekşisini pestil olarak da kullanabilirsiniz. Ben annemin yaptığı ekşiyi kullanıyorum. Ekşi erikleri yazdan çok az su ile kaynatıyor ve derin dondurucuda saklıyor. Kavrulan soğanlara salça, ekşi, tuz karabiber, toz kırmızıbiber, biraz acı olmasında fayda var, bir su bardağı kadar da su koyup kısık ateşte kaynatıyorum. Hazırlanan sosu haşlanmış hamurların üzerine döküp sıcağıyla yiyin.