Karımı öldürdüm Bi Sorun Niye.?
Sonunda katil oldum.. öldürdüm karıyı.. bu mektubu da yazıyorum ki bunalımdan çıkamaz intihar edersem beni anlayan birileri olur belki... Bakın karıyı neden öldürdüm anlatayım.. herşey 2 yıl önce bu mahalleye, daha dogrusu apartmana taşınmamızla başladı... karım yeni komşular edindi.. altımız üstümüz geveze kadınlarla doldu, gelgitler günler münler başladı bilirsiniz işte muhabbeti.. Bir gün alışveriş yaptım eve döndüm. Elimde bir torba dolusu erzak Zaten trafik yüzünden burnumdan soluyorum. Eve girdim. Karıma gülümseyerek konuşmaya başlıycaktım ki, bana şöyle dedi:
- Kazım bu ne bu?- Erzak karıcım, alışverişten geliyorum.- Erzak anladık da neden bu kadar?- Eh işte bi kaç gün yeticek kadar, haftasonu süpermarkete gideriz.- Yandaki komşunun kocası hergün iki file dolu geliyo senin haberin var mı?
Cok şaşırmıştım. Böyle bir huyu yoktu bu kadının. Ses etmedim. Ertesi gün iki torba doldurdum geldim. Bir buket de çicek.. ne dese bayılırsınız?
- Kazııııııım bu ne bu?- Sana çicek getirdim karıcım. - Onu anladık, neden 8 tane gül?- Sen seversin...- Hayır işte. Ben orkide seviyorum. Karşı komşumuz daha dün karısına 3 tane tabak kadar orkide bulmuş getirdi, senin haberin var mı?
Yahu ne oluyor bu karıya.. eskiden böyle diildi. Daha ertesi gün bir orkide buldum, elim yine dolu 2 file, bi de ne zamandır istediği klasik müzik kasetlerini aldım geldim.....
- Kazııııııııım bu ne bu?- Orkide, istemiştin ya hani!- Hayır onu demiyorum, bu kasetler.- Haa senin cok istedigin kasetler vardı ya hani.- Aaaa ben sana bunları al mı dedim? Ben bunları seviyorum dedim. - Ama karıcım.- Ama mama istemem. Ben istemeden bişey alınmıycak! Hem bana CD alıcaksın bundan sonra. Bütün apartmanda CD calamayan bi ben kaldım. Bundan sonra CD alınacak bu eve.. Bak haftaya günüm var. Hemen CD istiyorum.
- Hanııııııım bak sana ne aldım!- Aaaa Kazım?- şaşırdın ve çok sevindin di mi?- Bu ne bu?- Sanyo müzik seti hem de CD caları var. Bak bunlar da CD'ler.- Kazım sen ne müsrif ve işe yaramaz bi herifsin? - Ne oldu karicim?- Sanyo alinir mi hiç?- Neden ki Sanyo'da bişey mi var?- Tabi ki, apartmandaki herkesin Sony'si, Pioneer'i var. Ben nasil göstericem bunu millete. Uhü uhüüü. Hüngüüüürrrr. Bunun watt'i da düşük. Superbass'i da yok. Uhüüüü, sen beni sevmiyorsun, ühhüüüüüüü.... Allalaaa, kariya bak yaa, nereden ne buldu şimdi? Hem nerden ögrenmi$ duymuş bu abudik gubidik laflari? Ulan karilar kendi aralarinda superbass'dan mi konuşuyolarr? Yoksa devir degişti de ben başka bi cagda mi yaşiyorum, nedir yarabbim bu karabasan.. gittik Sony ile degiştirdik tabi. 3D-Deepbass'lisini aldik, hanim hava aticak İNŞALLAH. Sony alanlara da cep telefonu veriyolarmiş iyi mi? Hem de hatti karti bedava. Eh hanim hakliymiş demekki. Gerci iki kat para ödedim ama bedava cep telefonu verdiler, o da aradan cikti Hemen eve koşarak döndüm:
Haniiiiiiiimmm baksana cep telefon hediyesi de varmi$!- Kazim?- Gulp!- Bu ne bu?- Ce ce cep tele.... tele.....- Görüyoruz kör diiliz! Cep telefonu ile kurtulabilicegini mi sandinbunlar demode oldu artik. Herkesin var cep telefonu. Sen hangi devirde yaşiyosun? Bak alt komşunun kocasi karisina bilgisayar aldi. Hem de internetli. Bi hava atiyo ki sorma. Ben de istiyorum. - Innngg... Hadi ya?- Tabi ya, senin bunlardan haberin yok tabi. Elalem uzaya gidicek yakinda.- Ama karicim biliyosun seneye dü$ünüyoduk zaten bilgisayar falan...- Anlamam ben. Hemen istiyorum. Haftaya günüm var, gostericem.
Ulan kari esas ben sana yakinda gününü göstericem... ama ses etmedim yine. sonradan düşündüm aslinda hakli, ne göstericek öbür kadinlara? Hemen arkadaşlardan biraz anlayanlara telefon ettim cepten. Ooo amma da meraklisi varmiş bu işin.. hepsi ko$up geldi. Kimi diyo Pentium III al, öbürü diyo modemi 56 olsun, beriki diyo voodoo karti taktir. Eüzibillahimin... Nedir hocam bu Vudu? Gittik bilgisayarciya. Beni evirdi cevirdi elimdekini avcumdakini aldi. Ustünede 3 senet yapti, bilgisayarimizi aldiiik. Dogru eve ko$tum, hanim bayilicak artik, bilgisayarimiz bile var. Komşulara bile yetiştik. Pardon cagi yakaladik diyorum.
Haniiiiiiiiiiiiiimmm!- Kaziiiiiiiiiiiiiim!!!!!!!!!!!!!!!!!!- Hönk?- Bu ne bu Kazim?- Oooo... Eeee... 300 megahertz, CD romlu, 56K modemli, ekrani da (dur kacti) hah15 inç- Kazim!!!- Neeeee............. - Kazım sen bir salaksin! Kazim sümsük herif! Bunu mu kakaladilar sana....!!!!- Ne var kine?- Kazim bu Pentium II bile diil- Ama 300 mhz. (Ah keşke öbür arkada$i dinleyip P-II alsaymi$im, işimiz var şimdi) - Kazim bu Cyrix! Gözün de mi görmedi? Bu olmaz! Etikette "Intel Inside" yazicak..!!!- Ama karicim ne farki var ki, yokmu$ yani hiç bir farki, bunun da interneti var.- Istemeeeeeeeeem istemem..... hayatta elimi sürmem. Bu P-III olacak. Hem bunun diski de kucuk. Ben bunun neresine ne download ediyim? Ustteki kom$u bi site bulmuş bütün resimli yemek tarifleri varmiş. Bu diske sigar mi bunlar hiç? Ne bicim adamsin sen Kazim? Beni rezil mi ediceksin elaleme?
Ses etmedim, madem faydali bişey aliyoruz, hanim faydalanicak, belki daha iyi yemek yapar, egdim boynumu gittik degi$tirdik, iki kat para ödedik ama bir PIII-450 aldik. Olsun yaa, biricik karım, ne karilar var her ay bilezik kolye diye tuttururlar. Bu arada sabir ta$ina dönmü$üm catlamak üzereyim........ birkac ay daha dayanabildim, cünkü anlycaginiz üzere bu iş burada bitmedi.. Eve ne getiriyosam bi kulp bulundu, kimden ne gördü ve duyduysa istedi.
Kazim...!!! karşi kom$ular dolby prologic almişlar. Ben de istiyorum.- Kazim....!!! yan kom$ular CD yazici almişlar. Bana hemen 8X hizlisi alinicak.- Kazim.....!!! üst kom$ular arabaya GPS taktirmi$lar. taktir cabuk yollarda kaybolmayalim. - Kazım......!!! iki alttakilere Çarkifelek'ten araba cikti. Bende istiyorum, ara hemen, bana da ciksin !- Kazim.....!!! iki üsttekiler digital canak taktirtti. Cik catiya sen de tak. Benim yok dedirtme bana...!!!! - Kazım... !!! Kapicinin karisinin bile DVD playeri var !
Aylar icinde eriyip yitiyordum. Elde avucta kalmadigi gibi bilmem kacinci tüketici kredisini tüketmiş, bellibaşli bütün bankalara borç takmiş, bilmem kacinci kredi kartini baglatmiş vaziyetteydim. Hayret bi şekilde bankalar hala daha geliyolar:
Bireysel hesap acalim,depozitli hesabimiz var, hesabinizda para yokken para cekin, buyrun burdan yiyin.. Ben kafayı yemişim birader borc icinde yüzüyoruz zaten.Ulan peki bu kadar parayi bu apartmandakiler nereden buluyodu? Bir gün karim yine karşima gecti:
- Kazim! Bütün apartmandaki kocalarin yan geliri var senin neden yok? Rüşvet mi yersin, mafya mi olursun, gece işi mi bulursun, ne yapicaksan yap, ben anlamam!Bi tokat caktim ki ben bile inanamadim. Kari boylu boyunca yerdeydi. - ...Kariyi eşşek sudan gelene kadar dövdüm.Ambulans cagirdim, dogru hastaneye. Bir süre korktum beni sorguya cekerler mi diye ama kari şikayetci olmadi. Haftaya taburcu oldu geldi. Eve girer girmez:
- Kazim, ALLAH belacigini versin herif! - Ne var lan yine ne?- Beni sigorta hastanelerinde süründürdün, ALLAH da seni tene$irlerde süründürsün!- Ne diyon kari ne diyon seennnnnnnn.....!!!!!!- Karşi komşunun kocasi karisini özel saglik hastanesinde baktirmiş gül gibi! Millet karisini dövüyo ama özel hastanelerde özel odalarda baktiriyo. Beni rezil ettin ele güne! - Ha?- Yan komşu var ya, dövmekle kalmami$, ayaklarini da kirmiş karisinin, sen ne biçim herifsin? Gücün mü yok? Iktidarin mi yok? Sen ne bicim ERKEKSIN heriiiiff!
Bunu duydum ya gözüm dönmüş. Ne kendimi biliyorum ne olanlari hatirliyorum. Kariyi 39 yerinden bicaklayip serdim yere. Ustüne15-20 bicak daha saplamişim, bicak saplanmadik yerim kaldi demesin diye! Işte böyle... Saniyosunuz ki herşey cözümlendi. Hayir. şimdi hapisteyim fakat daha kötü durumdayim. Her gece kabus görüyorum. Karım her gece rüyama giriyo.... Bana ne diyo biliyo musunuz?- Kazim ...Yok, boşverin. Söyleyip sizi de deli etmiyim şimdi. Neyseki yalniz diilim. Ust komşum üst ranzada, alt komşum alt ranzada, yan kom$ular da yan koguştalar...
KOMİKLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KOMİKLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Nisan 2010 Perşembe
ÖLDÜM YA GÜLMEKTEN SÜPER:)))))
VİDEO ÜZERİNE AÇIKLAMA:lütfen okuyun
Gelen yorumlar üzerine açıklama yapma gereği duydum.bende inançlı biri olarak Müslümanlığı kötü gösteren herşeye tepkimi gösteririm. ancak bu videoda teröristin Müslümanlıkla hiç bir ilgisi olmadığı çok iyi vurgulanmış. eğer dikkatli izlediyseniz teröristin bir bölümde tanrı kahretsin deyip sonra Allah kahretsin diye düzelttiğini görmüşsünüzdür. Bu noktada asıl vurgulanan şey teröristlerin gerçekte müslüman olmayıp öyle görünmeye çalışan insanlar olduklarıdır. Müslüman terörist kavramıda bir çok saldırıyı üstlenen sözde Müslüman grupların sonucu oluşmuştur. tıpkı Türkiye'deki pkk terör örgütünün kürtlerle özleştirilmesi gibidir. pkk lanetinin içinde kürtler olduğu kadar başkalarıda vardır ama tüm fatura kürtlere kesilmektedir.eminim onların içindede vatanımızı seven insanlar bulunmaktadır.
Ayrıca Müslümalığı kötülemek isteyen bir gösteri olsa yahudileri ve hristiyan papazlar hakkında o kadar aşağılayıcı açıklamalarda bulunmazlardı. bu videoyu paylaşmamdaki asıl sebep komik olmasından ziyade teröristlerin gerçekte inançlı müslümanlar olmadığını gayet esprili bir dilde bir amerikalının programında belirtmesiydi.
Gelen yorumlar üzerine açıklama yapma gereği duydum.bende inançlı biri olarak Müslümanlığı kötü gösteren herşeye tepkimi gösteririm. ancak bu videoda teröristin Müslümanlıkla hiç bir ilgisi olmadığı çok iyi vurgulanmış. eğer dikkatli izlediyseniz teröristin bir bölümde tanrı kahretsin deyip sonra Allah kahretsin diye düzelttiğini görmüşsünüzdür. Bu noktada asıl vurgulanan şey teröristlerin gerçekte müslüman olmayıp öyle görünmeye çalışan insanlar olduklarıdır. Müslüman terörist kavramıda bir çok saldırıyı üstlenen sözde Müslüman grupların sonucu oluşmuştur. tıpkı Türkiye'deki pkk terör örgütünün kürtlerle özleştirilmesi gibidir. pkk lanetinin içinde kürtler olduğu kadar başkalarıda vardır ama tüm fatura kürtlere kesilmektedir.eminim onların içindede vatanımızı seven insanlar bulunmaktadır.
Ayrıca Müslümalığı kötülemek isteyen bir gösteri olsa yahudileri ve hristiyan papazlar hakkında o kadar aşağılayıcı açıklamalarda bulunmazlardı. bu videoyu paylaşmamdaki asıl sebep komik olmasından ziyade teröristlerin gerçekte inançlı müslümanlar olmadığını gayet esprili bir dilde bir amerikalının programında belirtmesiydi.
AŞURE VE AİLECEK ÇIKILACAK YOLCULUK ÖNCESİ BABA DEHŞETİ:)))
Eveett buyrun aşureye pazar sabahı ne güzel tatil değilmi yat uyu yooookk olmaz aklıma koydum ya yapılacak sabahın körü kalkıp aşuremi pişirdim illakiiii:))))tarifi vermiyorum daha evvel vermiştim BURAYA Tıklayarak ulaşabilirsiniz alttaki yazıda hemen hepimizin başına gelir buna benzer şeyler hoşuma gitti paylaşmak istedim sevgiler......
ÇOCUKLARIN AĞZINDAN..
tatil alışverişi yapıldığı esnada, babanın, nilüfer den mavilim melodisiyle söylediği "yaz tatiliii, paramızın katiliii" marşıyla başlayan süreçtir.
baba yolculuk öncesi diktatör kesilir. etrafa emirler yağdırır, "onu unutma, şunu unutma, bunu da unutma. ama çok eşya alma yanına. valizler ağır olmasın. defileye değil tatile gidiyoruz." evlat babadan tırsar, gider liste çıkartır, yanına en lazım şeyleri alır, hatta bazen onları da almaz, malum baba kızacak. anne ise tam tersi, ıvır zıvır ne varsa doldurur valizine, yaz tatiline kalın yün hırka bile götürür. bir de aile bireyleri babadan daha yavaş hareket ediyorlarsa, baba köpürür, kendi önden gitmeye kalkar. yolculuk boyunca söylenir durur. komik şeyler de söyler tabi, "herkes çıkmadan çişini yapsın, bak suyu kapatacağım az sonra, yolda da sıkışıp beni uğraştırmayın." babaya göre bavullar yolculuktan 1 hafta önce hazır olmalıdır, o kalkın gidiyoruz dediğinde herkes ışık hızıyla hareket etmelidir. yok, en temizi babayla farklı zaman dilimlerinde seyahat etmek, yoksa paranoyak ve telaşlı olmak işten değil.
anne yıllarca birlikte yaşadığı kocasını nasıl hiç tanımıyormuş gibi davrandığını sorgulatan, "az kaldı... şimdi papara bana patlayacak" diye göt korkulu bir beklenti doğuran bir gerilim halidir.
tatil yolculukları öncesinde sanki anne ile baba sözleşmişler de, çocuklar arada germ germ gerilsin diye diretk olarak birbirleri ile konuşmama kararı almışlar gibi "inmiyor mu daha annen?", "ne diyor yine baban?" gibi soruların muhattabı olunur.
baba, arabanın yanında, eli belinde, canhıraş bir şekilde eşya taşıyan çocukları sinirli bir şekilde izlemektedir. anne inadına yapıyormuş gibi evden çıkmaz. çocuklarla binbir türlü bok püsür yollamaya devam eder. arabaya tüm aile doluşmayacakmış da, yalnızca eşyalar tatile gidecekmiş gibi bir kamyon tırıvırıyı aşağıya indirtir. yoğurt, vazo, yastık, reçel, deterjan vardır. ama deniz şortu, havlu, terlik vs yoktur. onları unutur.
gunes dogmadan az once itinayla paketlenmis esyalarin koridora dizilmesi ve ev ahalisinin durtuklenerek uyandirilmasiyla baslar. esya dediysem, asla ve kata bir boka yaramayacagi bilindigi halde metro, carrefour turevi devasa marketlerden gaza gelinip alinmis ucube hobi (agac tutkali, artik pansiyonda ne ise yarayacaksa) ve spor malzemelerinden (nisan mayis aylarinda slalom kayagi gordum ben o koridorda evet) bahsediyorum.
yaşadığım bu dehşet halinin bir benzeri de ailece çıkılacak yolculuk öncesi babanın saçtığı dehşettir. babanın yarattığı bu dehşet dalgası tüm bir aileyi yakar kavurur. diyelim ki tatile çıkılıyor. arabayı çalıştımak, su koymak, yağı kontrol etmek gibi işler için aşağı inen baba, tatile götürülecek eşyaların bir türlü bitmemesiyle dellenme noktasına gelinir. burda olan bize, yani evlatlara olur. anne kıyafet valizi verir, evde zayi olmasın diye salça verir, yağ verir, bok püsür verir... bunları aşağı indirirsin, canın çıkar. bir de aşağıda babaya hesap verirsin:
- bu ne lan?
- salça...
- napacakmış annen salçayı?
- bilmiyom...
bu nokta babanın salça kavanozunu ya da eşyayı içinden sessizce küfrederek arabaya koyduğu andır. "bu arabaya nasıl sığsın bunlar?" sorusunu sürekli tekrar ederken yarattığı dehşetle baba, insanın psikolojisini mahveder. ben her tatil öncesi bu taşıma işleri yüzünden dehşet saçan babanın bizi almadan kaçıp gideceğini düşünürdüm. ama gitmedi hiç...
bu dehşete bazen hak vermemek elde değildir. her çıkılan yolculukta annenin 40 km ve üzeri yol gidildikten sonra ütünün fişini çekip çekmediğini unuttuğunu kısık sesle dile getirmesi ve bunun babaya iletilme süresinde de bir 10 km daha gidilmesi. geri dönüş boyunca sinir stres gerginlik vs vs.. daha sonraki yolculuklarda babanın evde sinirli bir şekilde dolaşıp geri döndürtebilecek hataları tespit etme ve düzeltme çabası, sorun olmayacak durumlara bile takması ve bu esnadaki diyaloglar:
baba: hanımmm, klozeti kapattın mı ?:s!!!
ana : kapattım kapattım.
baba: yatağı topladın mı ?:s!!!
ana : topladım topladım.. :s
baba: ya peki ütünün fişi???
ana : yeaahhhhhh
baba: dıttt dıtt dııt dıııttt dııt dııt dııt dııtt
paranoyak bir durum oluşturduk adamda, sorduğu sorularda mantık aramadık bu yüzden, sadece gerildik...
AH AH YURDUM İNSANI :))))))
Fıkra Gibi Adı..:Şöför
Malum servis söförümüz trafikte hareket edemez halde beklerken (gayet de haklıydı çünkü önündeki arabalar kuyruk olmuştu) arkadan kornaya abanan araç sahibine camdan sarkarak 'Pokemon'muyum lan ben arabaların üzerinden uçayım' diye bağırarak tüm servisi yere yıkmıştı.
Fıkra Gibi Adı..:Babaanne
Yetmiş sekiz yaşında, tonton bir babaannem var. Ne kadar modern olsa da gelişmiş teknolojiye ayak uydurmakta epey zorlanıyor. Buna en güzel örnek evimi aradığında telesekretere bıraktığı not. - Babaannesi aradı dersiniz....
Fıkra Gibi Adı..:Katı, Sıvı, Gaz
Olay, bir arkadaşımın annesinin gözetmen olarak bulunduğu ilkokulu dışardan bitirme sınavlarından birinde gerçekleşiyor. Dışardan bitirme sınavı ya, yağlı ballı adamlar da var sınavda. Gözetmenler sınav sırasında sıraların arasında dolaşıyorlar. Tam o sırada gözetmen bakıyor, adamın biri soruların hiçbirine cevap verememiş; acıyor adama. 'Maddenin üç halini yazınız' sorusunu parmağıyla işaret ediyor ve adamın kulağına eğilip cevabı fısıldıyor: 'Katı, Sıvı, Gaz.' Sınav kurulunu dumura uğratan an cevap kağıtları okunurken gerçekleşiyor. Sorunun cevabı, kağıtların birinde aynen şöyle yer alıyor:- Katır, Sığır, Kaz.
Fıkra Gibi Adı..:Printer
Sene 1992, üniversite yılları. Anneannemin haç parasıyla zar zor bir bilgisayar kapatmışız ama printer'a para kalmamış. Akşam vakti printer'ı olan bir arkadaşa gidip aleti ödünç aldım, eve dönüp proje çıktısı alacağım.Ankara'da her kış olduğu gibi yerler yine buz. Kayıp düşer de alete bir zarar veririm korkusuyla bir taksiye bindim. Daha iki dakka olmadan polis çevirdi, taksici kenara çekti, sonra arabadan indi, kimliğini gösterdi. Ben kucağımdaki cihazın inmemek için uygun bir bahane olduğu düşüncesiyle elde kimlik arabada bekledim. Polis abi geldi, kapıyı açtı, ve aramızda şöyle bir diyalog geçti: - O ne len ööle? - Printer (yanındaki öteki polise dönerek) Ecnebi oğlum bu. Sonra gülümseyerek kapıyı kapattı. Güle güle manasına ikisi birden el salladılar, tekrar yola koyulduk. 500 metre kadar gittikten sonra şöför gene kenara çekti, çünkü gülmekten arabayı kullanamıyordu.
Fıkra Gibi Adı..:Düzen
Ecevit 1997 yılı seçim kampanyasında konuşuyor: -Bu düzen değişecektir.Bir vatandaş bağırmış: -Düzen hayatından memnun; düzülen ne zaman değişecek?
Fıkra Gibi Adı..:Bot Ne Kadar?
Abimiz koyu kahverengi deri, yarım botu alıp kasaya yanaşıyor.Kasadaki kız botları poşete koyarken, sayın abimiz de soruyor; - 43 lira değil mi?... - Kız, 'Ne münasebet' der gibi bakıyor ve 'Bunlar orijinal deri...İndirimli fiyatı 180 lira.'Abimizin bitiş cümleleri, kızcağızın kopuş anına denk geliyor; -Olur mu hanımefendi, altında 'Size 43' yazıyor..
.
Fıkra Gibi Adı..:Skip Durağı
Sene 1968, İstanbul Bahçelievler'de Skripp tükenmez kalemlerinin fabrikası var ve önünde de 98 no lu otobüslerin durduğu otobüs durağı. Bu durak Bahçelievler'den sonraki ilk durak ve anlatacağım olay gerçekten yaşanmış olay. Otobüsle Bakırköy'den Güngören'e giderken Bahçelievler durağında otobüse çok güzel bir kadın bindi. Tam biletini alacağı zaman otobüs hareket etti. Kadın biletçiye bir Şirinevler bileti verir misiniz diye sordu. Biletçi bu otobüs Şirinevler'e gitmez deyince bayan durdurun otobüsü ineceğim dedi. Biletçinin cevabı hayli ilginç oldu. - Hanım, hanım kalktı bir kere Skip'te indireceğiz. Bu lafı duyunca kadının yüzündeki ifadeyi görmenizi isterdim ( bu arada Skip otobüs durağının adı )
Fıkra Gibi Adı..:Nataşa
İzmir'de 15 yıl kadar oluyor, maçta yanıma süzme Karadenizli müthiş çenebaz bir vatandaşımız düştü. Günün olayı idi Nataşa konusu. Evli idi, onun da ilgisi vardı Nataşalara.. Dayanamadım sordum. 'Karınızı aldatmak nasıl bir duygu' diye acaba? Suçluluk duymuyor muydu? Verdiği cevap şu oldu: - Onlar da karı diye yıllarca bizi aldatmışlar dur da!
Fıkra Gibi Adı..:Sınav Soruları
Temizlikçi bir kadın dışardan İlkokul diploması almak için sınava girer. Tabiat bilgisinden sorular ve cevaplar şöyle:-Soru Mide ne iş yapar? -Cevap Sindirim yapar, yediklerimizi öğütür. -Soru 'Akciğer ne iş yapar?' -Cevap Solunum yapar, bizi yaşatır. -Soru Kalp ne iş yapar? -Cevap Dolaşım yapar. -Soru Beyin ne iş yapar? -Cevap Bizim apartmanda kapıcılık yapar.
Fıkra Gibi Adı..:Ne Doktormuş be!
Yıllar önce bir Karadeniz kasabasında görev yaparken, kansızlık nedeniyle başvuran bir hastamı muayene ediyordum. Konjoktiva dediğimiz alt göz kapağının içine bakarken, bir yandan da : 'Amca sende basur mu var?' dedim. Kansızlığın baş sebeplerinden biridir ve Karadeniz'de bu duruma sık sık rastlanır. Amcanın dışarı çıkarken yanındaki arkadaşına söylediğini hâlâ hatırlarım... 'Ne doktormuş be, helal olsun..! Gözümden baktı, dötümdekini gördü.'
Malum servis söförümüz trafikte hareket edemez halde beklerken (gayet de haklıydı çünkü önündeki arabalar kuyruk olmuştu) arkadan kornaya abanan araç sahibine camdan sarkarak 'Pokemon'muyum lan ben arabaların üzerinden uçayım' diye bağırarak tüm servisi yere yıkmıştı.
Fıkra Gibi Adı..:Babaanne
Yetmiş sekiz yaşında, tonton bir babaannem var. Ne kadar modern olsa da gelişmiş teknolojiye ayak uydurmakta epey zorlanıyor. Buna en güzel örnek evimi aradığında telesekretere bıraktığı not. - Babaannesi aradı dersiniz....
Fıkra Gibi Adı..:Katı, Sıvı, Gaz
Olay, bir arkadaşımın annesinin gözetmen olarak bulunduğu ilkokulu dışardan bitirme sınavlarından birinde gerçekleşiyor. Dışardan bitirme sınavı ya, yağlı ballı adamlar da var sınavda. Gözetmenler sınav sırasında sıraların arasında dolaşıyorlar. Tam o sırada gözetmen bakıyor, adamın biri soruların hiçbirine cevap verememiş; acıyor adama. 'Maddenin üç halini yazınız' sorusunu parmağıyla işaret ediyor ve adamın kulağına eğilip cevabı fısıldıyor: 'Katı, Sıvı, Gaz.' Sınav kurulunu dumura uğratan an cevap kağıtları okunurken gerçekleşiyor. Sorunun cevabı, kağıtların birinde aynen şöyle yer alıyor:- Katır, Sığır, Kaz.
Fıkra Gibi Adı..:Printer
Sene 1992, üniversite yılları. Anneannemin haç parasıyla zar zor bir bilgisayar kapatmışız ama printer'a para kalmamış. Akşam vakti printer'ı olan bir arkadaşa gidip aleti ödünç aldım, eve dönüp proje çıktısı alacağım.Ankara'da her kış olduğu gibi yerler yine buz. Kayıp düşer de alete bir zarar veririm korkusuyla bir taksiye bindim. Daha iki dakka olmadan polis çevirdi, taksici kenara çekti, sonra arabadan indi, kimliğini gösterdi. Ben kucağımdaki cihazın inmemek için uygun bir bahane olduğu düşüncesiyle elde kimlik arabada bekledim. Polis abi geldi, kapıyı açtı, ve aramızda şöyle bir diyalog geçti: - O ne len ööle? - Printer (yanındaki öteki polise dönerek) Ecnebi oğlum bu. Sonra gülümseyerek kapıyı kapattı. Güle güle manasına ikisi birden el salladılar, tekrar yola koyulduk. 500 metre kadar gittikten sonra şöför gene kenara çekti, çünkü gülmekten arabayı kullanamıyordu.
Fıkra Gibi Adı..:Düzen
Ecevit 1997 yılı seçim kampanyasında konuşuyor: -Bu düzen değişecektir.Bir vatandaş bağırmış: -Düzen hayatından memnun; düzülen ne zaman değişecek?
Fıkra Gibi Adı..:Bot Ne Kadar?
Abimiz koyu kahverengi deri, yarım botu alıp kasaya yanaşıyor.Kasadaki kız botları poşete koyarken, sayın abimiz de soruyor; - 43 lira değil mi?... - Kız, 'Ne münasebet' der gibi bakıyor ve 'Bunlar orijinal deri...İndirimli fiyatı 180 lira.'Abimizin bitiş cümleleri, kızcağızın kopuş anına denk geliyor; -Olur mu hanımefendi, altında 'Size 43' yazıyor..
.
Fıkra Gibi Adı..:Skip Durağı
Sene 1968, İstanbul Bahçelievler'de Skripp tükenmez kalemlerinin fabrikası var ve önünde de 98 no lu otobüslerin durduğu otobüs durağı. Bu durak Bahçelievler'den sonraki ilk durak ve anlatacağım olay gerçekten yaşanmış olay. Otobüsle Bakırköy'den Güngören'e giderken Bahçelievler durağında otobüse çok güzel bir kadın bindi. Tam biletini alacağı zaman otobüs hareket etti. Kadın biletçiye bir Şirinevler bileti verir misiniz diye sordu. Biletçi bu otobüs Şirinevler'e gitmez deyince bayan durdurun otobüsü ineceğim dedi. Biletçinin cevabı hayli ilginç oldu. - Hanım, hanım kalktı bir kere Skip'te indireceğiz. Bu lafı duyunca kadının yüzündeki ifadeyi görmenizi isterdim ( bu arada Skip otobüs durağının adı )
Fıkra Gibi Adı..:Nataşa
İzmir'de 15 yıl kadar oluyor, maçta yanıma süzme Karadenizli müthiş çenebaz bir vatandaşımız düştü. Günün olayı idi Nataşa konusu. Evli idi, onun da ilgisi vardı Nataşalara.. Dayanamadım sordum. 'Karınızı aldatmak nasıl bir duygu' diye acaba? Suçluluk duymuyor muydu? Verdiği cevap şu oldu: - Onlar da karı diye yıllarca bizi aldatmışlar dur da!
Fıkra Gibi Adı..:Sınav Soruları
Temizlikçi bir kadın dışardan İlkokul diploması almak için sınava girer. Tabiat bilgisinden sorular ve cevaplar şöyle:-Soru Mide ne iş yapar? -Cevap Sindirim yapar, yediklerimizi öğütür. -Soru 'Akciğer ne iş yapar?' -Cevap Solunum yapar, bizi yaşatır. -Soru Kalp ne iş yapar? -Cevap Dolaşım yapar. -Soru Beyin ne iş yapar? -Cevap Bizim apartmanda kapıcılık yapar.
Fıkra Gibi Adı..:Ne Doktormuş be!
Yıllar önce bir Karadeniz kasabasında görev yaparken, kansızlık nedeniyle başvuran bir hastamı muayene ediyordum. Konjoktiva dediğimiz alt göz kapağının içine bakarken, bir yandan da : 'Amca sende basur mu var?' dedim. Kansızlığın baş sebeplerinden biridir ve Karadeniz'de bu duruma sık sık rastlanır. Amcanın dışarı çıkarken yanındaki arkadaşına söylediğini hâlâ hatırlarım... 'Ne doktormuş be, helal olsun..! Gözümden baktı, dötümdekini gördü.'
7 Nisan 2010 Çarşamba
ANNELERE GÜZEL PASTA TARİFİ:))))
Eminim hepimizin başından buna benzer şeyler geçmiştir benim okadar çok olmuşturki ömrü uzun olsun kızımın sayesinde :) görünce çok hoşuma gitti sizlerle paylaşayım istedim:)))
PASTA YAPIYORUMMM.....
Firini yakin.Dolaptan bir kap, bir kasik ve pastayi yapacaginiz malzemeleri alin.Pasta kalibini yagladiktan sonra,cevizleri kirin.Mutfak tezgâhinin uzerindeki yedi tane oyuncak otomobili ve on sekiz lego blogunu kaldirin.
iki fincan unu olcun.Cocugunuzun ellerini unun icinden çikarin ve ellerini undan temizleyin. Un, seker ve kakaoyu eleyin.
Süpürge ve farasi alip cocugunuzun kirdigi kabin parcalarini yerden temizleyin. Baska bir kap alin. Kapinin ziline yanıit verin. Mutfaga donun. Cocugunuzun ellerini kabin icinden cikarin. Cocugunuzun ellerini yikayin.
Yumurtalari alin. Telefona yanit verin. Geri donun. Yaglanmiş kalibi alin. Kalibin icindeki bir santim kalinligindaki tuz tabakasini temizleyin. Pasta kalibina tuz doktukten sonra ortaliktan kaybolan cocugunuzu arayin.
Mutfaga geri donun ve cocugunuzu tekrar tezgahin basinda bulun.Ellerini kabin icinden cikarıin. Uzerindeki un, kakao vesaireyi temizleyin. Yaglanmis kalibi tekrar alin ve icinde bir suru ceviz kabugu bulun. Kabin icinde ceviz kabuklarini fark ettiginiz an,mutfaktan kacarken pasta kabini tezgahtan yere düsüren cocugunuzun pesine düsün.
Yerleri temizleyin. Tezgahi temizleyin. Duvarlari temizleyin. Kabi, çanagi yikayin. Pastaciya telefon acip, bir adet pasta siparis edin.Firini kapatin ve bekleyin.Afiyet Olsun:))
PASTA YAPIYORUMMM.....
Firini yakin.Dolaptan bir kap, bir kasik ve pastayi yapacaginiz malzemeleri alin.Pasta kalibini yagladiktan sonra,cevizleri kirin.Mutfak tezgâhinin uzerindeki yedi tane oyuncak otomobili ve on sekiz lego blogunu kaldirin.
iki fincan unu olcun.Cocugunuzun ellerini unun icinden çikarin ve ellerini undan temizleyin. Un, seker ve kakaoyu eleyin.
Süpürge ve farasi alip cocugunuzun kirdigi kabin parcalarini yerden temizleyin. Baska bir kap alin. Kapinin ziline yanıit verin. Mutfaga donun. Cocugunuzun ellerini kabin icinden cikarin. Cocugunuzun ellerini yikayin.
Yumurtalari alin. Telefona yanit verin. Geri donun. Yaglanmiş kalibi alin. Kalibin icindeki bir santim kalinligindaki tuz tabakasini temizleyin. Pasta kalibina tuz doktukten sonra ortaliktan kaybolan cocugunuzu arayin.
Mutfaga geri donun ve cocugunuzu tekrar tezgahin basinda bulun.Ellerini kabin icinden cikarıin. Uzerindeki un, kakao vesaireyi temizleyin. Yaglanmis kalibi tekrar alin ve icinde bir suru ceviz kabugu bulun. Kabin icinde ceviz kabuklarini fark ettiginiz an,mutfaktan kacarken pasta kabini tezgahtan yere düsüren cocugunuzun pesine düsün.
Yerleri temizleyin. Tezgahi temizleyin. Duvarlari temizleyin. Kabi, çanagi yikayin. Pastaciya telefon acip, bir adet pasta siparis edin.Firini kapatin ve bekleyin.Afiyet Olsun:))
YOĞURTLU MAYONEZLİ PATATES SALATASI ___ AH YURDUM İNSANI:))))))))))
7-8 adet patatesi haşlayıp küp küp doğruyoruz.
içerisine 1 kutu konserve bezelye,ince ince doğranmış marul,rendeleyip az bir sıvıyağda kavurduğumuz iki adet havuç,yine ince kıyıp tuzla ovup yıkadığımız ve suyunu süzdüğümüz kara lahanayı ekliyoruz.nane,kırmızıbiber,tuz ve zeytinyağ gezdirip iyice harmanlıyoruz.üzerine 4-5 diş sarımsağı ezip 200 gr.lık yoğurdumuza ekliyoruz yine 200 gr.lık mayonezide katıp salatamızın üzerini kaplıyoruz en son olarak sıvıyağda hafif kızarttığımız kırmızıbiberi gezdiriyoruz.1 saat dinlendirip servis yapıpp afiyetle mideye indiriyoruz.
AHH YURDUM İNSANI:))))))))HİKAYELERİ
Kalp ameliyatı oldum. 4 ay rapor aldım ve bu 4 ayın sonunda rapor paramı almak için Fatih SSK'ya gittim. Klasik bir şekilde eksik evrakları parti parti söyledikleri için 3 gün uğraştım ve büyük gün geldi. Param hesaplanıyor. Bankodayım, sorular geldi : - Hastanede yattın mı ? - Herhalde abi, dedim, henüz evlerde kalp ameliyatı yapamıyorlarmış . Hiç yorum yapmadı ve 2. soruya geçti : - Çıktın mı peki? Ve ben dumur... - Hayır, hala akşamları işten sonra yatmaya hastaneye gidiyorum. Ve kafamı duvarlara vurduracak soru geldi. Espri bile anlamaktan aciz bu adam sordu : - İstanbul'da kimsen yok mu yahu. Niye hastanede kalıyorsun ki hala?
Geçen gün aksam vakti dolmuşta gidiyorum, arkadan teyzenin biri bağırdı :
- 'Evladım şu sarı kamyonetin yanında indiriver.'
Dolmuş şoförü dumur olmuş bir vaziyette:
- İyi de teyze, o kamyonet hareket halinde, nerde duracağını nerden bileyim...
Geçen sene Hava Harp Okulunun sınavı'na gitmek için Bursa Terminali'nde otobüsümü bekliyordum.
Bu arada ilginç bir olaya tanık oldum. Adamın teki karısını İstanbul'a yollamak için bir otobüs
firmasından bilet almıştı.Fakat otobüs firması adama ayırdığı bileti başkasına satmış. Adamda bu
sinirle gişede görevli
olan memura şu şekilde bağırıyordu:
- 'Hepinizi şikayet ederim ben onu bunu anlamam. Karımı .ike .ike götüreceksiniz Istanbulaaaaa.
Şimdi arkadaşımla Taksim'de takılıyoruz. Bir adam ağlayan çocuğunu susturmaya çalışıyor.
Yanında da bir polis var; sonra adam çocuğa dedi ki:
- 'Sus yoksa seni polise veririm.'
Yandaki polis de bir dellendi:
- 'Lan geri zekalı, biz adam mı yiyoruz da bize veriyon çocuğu?
Bir gün İzmir' de belediye otobüsünde gidiyoruz arkadaşlarla. Bizim arkadaş boş
yer buldu ve oturdu. Sonraki durakta da eli bastonlu yaşlı bir amca geldi.
Arkadaş da kıllığına adama yer vermedi. Adam o arkadaşın oturduğu koltuğun yanına geldi
ve ayakta arkadaşın yer vermesini bekliyor. Fakat arkadaş yerini vermedi.
Neyse adamcağıza da yazık, bastonu otobüs hareket ettikçe bir o tarafa bir bu tarafa kayıyor.
Arkadaş dayanamadı ve yaşlı amcaya :
- 'Amca bastonun ucuna lastik takarsan kaymaz' dedi.
Adam şöyle baktı, sonra;
- 'O lastiği zamanında baban taksaydı şimdi sen olmazdın, ben de orada oturuyor olurdum'
deyince bütün
otobüs koptu. Arkadaş o gün bu gündür belediye otobüsüne binmez.
112 VAK'KASI
KOMİK.......
112 MACERASI
Gece yarısı tuvalete kalkan bir adam lavaboya giderken evin içinde birini görmüş ve bu kişiye yumruk atmış. Meğerse gördüğü aynadaki yansımasıymış.Yumruğu aynaya gelince kesilen eli kanamaya başlamış.Gürültüye eşi uyanmış ve Eşinin elini görünce koşmuş alkollü Pamuk yapıp eşinin yarasına basmış. Adamın açık,kanayan yarası alkolle daha da acımış ve adam sinirlenerek tuvalete atmış pamuğu.Sonra sıkıştığı için tuvalete oturmuş bu arada da bir sigara yakmış. kibritini de tuvalete atınca poposu alkollü pamukla tutuşmuş.Can havliyle fırlayınca kafasını banyodaki dolaba çarpmış kafası da kanamaya başlamış.adamı yüzü koyun yatıran eşi 112 sağlık servisini aramış.Gelen 112 ekibi karşılarında eli kesik, poposu yanık, kafası kanayan bir adamı görünce şaşkın bir şekilde adamı apartman dairesinden indirirken merdivenlerde olayın oluşunu sormuşlar.Olayları anlatan hastayı dinleyince gülme krizine girip sedyeyi ve adamı düşürmüşler.yeni bir 112 getirmişler ki böylece adamı hastahanede götürmüşler .Adamı ziyaret eden yakınlarına eşi hastahanede sakın nasıl olduğunu sormayın diye sıkı sıkı tembih ediyormuş...
alıntıdır..
112 MACERASI
Gece yarısı tuvalete kalkan bir adam lavaboya giderken evin içinde birini görmüş ve bu kişiye yumruk atmış. Meğerse gördüğü aynadaki yansımasıymış.Yumruğu aynaya gelince kesilen eli kanamaya başlamış.Gürültüye eşi uyanmış ve Eşinin elini görünce koşmuş alkollü Pamuk yapıp eşinin yarasına basmış. Adamın açık,kanayan yarası alkolle daha da acımış ve adam sinirlenerek tuvalete atmış pamuğu.Sonra sıkıştığı için tuvalete oturmuş bu arada da bir sigara yakmış. kibritini de tuvalete atınca poposu alkollü pamukla tutuşmuş.Can havliyle fırlayınca kafasını banyodaki dolaba çarpmış kafası da kanamaya başlamış.adamı yüzü koyun yatıran eşi 112 sağlık servisini aramış.Gelen 112 ekibi karşılarında eli kesik, poposu yanık, kafası kanayan bir adamı görünce şaşkın bir şekilde adamı apartman dairesinden indirirken merdivenlerde olayın oluşunu sormuşlar.Olayları anlatan hastayı dinleyince gülme krizine girip sedyeyi ve adamı düşürmüşler.yeni bir 112 getirmişler ki böylece adamı hastahanede götürmüşler .Adamı ziyaret eden yakınlarına eşi hastahanede sakın nasıl olduğunu sormayın diye sıkı sıkı tembih ediyormuş...
alıntıdır..
İTİRAFLAR:))))))))))))))
6 yaşındaki oğlum babasıyla yaptığımız hararetli tartışmanın ortasında
kocamın üzerine yürüyüp "Artistlik yapma len!" dedi. Evet oğlum, koru
anneni böyle televizyondan öğrendiğin repliklerle
Canım kaynanacığım, hani evimize her gelişinde, bin bir bahaneyle evin her
köşesini gezip temiz olup olmadığını kontrol ediyorsun ya, hiç zahmet etme
tertemiz her yer. Çünkü sen gelmeden önce oğluna saatlerce evi
temizletiyorum.
Sevgili beli ağrıyan teyze; külodunun içine iğneleyerek elalemden
sakladığın zinet eşyanlarını röntgen filmiyle tespit etmiş bulunmaktayız.
Bilgilerine
Pek çok memleket gezdim ama hiçbir yerde Malatya'daki pratik düzeni
göremedim. Kız Meslek Lisesi, yanında Erkek Meslek Lisesi, yanında
Evlendirme Dairesi
2,5 yaşındaki yeğenimin sütyen görünce verdiği tepki: "Aaaa, meme külodu!"
Bizim oradaki Carrefour´un ilk açıldığı zamanlar. Mağazada anlık indirim duyurularını anons eden kişi şöyle dedi: "Pantolonları indirdik, orta reyonda sizleri bekliyoruz." Geliyoruz anacım, sen öyle kal!
Esimin tuttugu futbol takımı yenilince bana küsüyor ve yastıgını yorganını alıp baska odaya yatmaya gidiyor.sanki karsı takımın gollerini ben atıyorum! Millet golleri yiyiyor,tasası bana düsüyor
Dün gazetede okudugum tren kazası haberi ile saskına döndüm.Ben hemzemini bir ilce zannediyor,"Ne bicim bir yer;her kaza orda oluyor!"diyordum.Meger kara yolu ile tren yolunu kesistigi her yere "hemzemin Geciti"deniyormus...
Kücükken yemek yemekten nefret ederdim.Annem bana yemek hazırladıgında bir tarafta tabak,bir tarafta terlik olurdu."İlkisinden birini yiyeceksin;ya yemek ya dayak"derdi.Mecburen,aglaya yalvar yemek yerdim
Bir arkadaşımla balık avlamaya gittiğimizde arkadaşım kovanın içinde yüzüp çırpınan balıkları bakıp ''bunlar tazemi?'' diye sordu balıkcıdaki cevap;'' yok abla pil takıp oynatıyoruz''...
Bir doktorla asla!
Genel cerrah olan sevgili aday adayımdan ilk iltifat: "Gözlerin ne kadar güzel ve büyük. Sende guatr olmasın sakın!"
Pis oldum
Görüşeceğimiz kişinin Azeri olduğunu toplantıdan önce söyleselerdi; "Nasılsınız?" soruma, adam "Pis deyilem." diye cevap verdiğinde bunun "Fena değilim." anlamına geldiğini bilmesem de boş bakışlarla, "Estağfurullah!" demezdim
Nikahsal kriz
Hafif heyecanlı başlanan imam nikahı seromonisinde, sözlü yapan öğretmen edasıyla pat diye abdestin farzını soran imam mı; hiç beklemediği anda gelen soruyla tutulup kalan gelini kurtarmak için "Aslında bilir de, heyecandan söyleyemedi" diye ortaya atılan anne mi; daha nikah biter bitmez karşıdaki bebeğe "pışt" deyip, ellerini çırparak şirinlik yapan kayınpeder mi yoksa onun gelinle damadı alkışladığını sanıp, coşkuyla alkışlamaya başlayan babam mıydı bizi gülme krizine sokan, tahmin edin bakalım...
Ölü yatırım
Sevgili kocam regl dönemlerimde öpmüyor beni. Neymiş efendim, ölü yatırımmış...
GSM operatörünün ekonomik tarifesine geçmek için annemden en çok konuştuğu 3 numarayı söylemesini istedim. Cevabını aynen aktarıyorum: “3-5-7.”
Neyden ses çıkarmak için yarım saat uğraşmıştım. Sonuç mu? Benden ses geldi ondan gelmedi.
Romantik olabilen kadının romantizm nedir bilmeyen kocasından inciler… Çok yorgun ve yarı uykulu olduğu bir sırada yanına yattım ve saçlarımı okşamasını istedim. Şöyle dedi: “Bak ben elimi başının üstüne koydum, hadi sen kafanı sağa sola salla”!
Dün gece evime giderken yolun tenhalığından olsa gerek kırmızı ışıkta
geçtim. Ardından yurdum polisine alkışı hak ettiricek anons: 'Bacım o
geçtiğin gece lambası değildi, çek sağa.'
Aniden fenalaşan annelerini apar topar hastanenin acil servisine taşıyan, ancak yarım saat sonra doktorun 'maalesef annenizi kaybettik' demesiyle annelerinin öldüğünü öğrenemeyen(!) bunun yerine 'ulan nasıl kaybedersiniz koca kadını daha demin buradaydı!' deyip doktoru bir güzel döven komşularım var duyurulur...
Her zaman canım, aşkım diyen kocacığım Ramazan geleli beri, orucu bozulmasın diye bana ''kanka'' diyor ya...
İlk yemeğe çıkışımızda cep telefonu çaldı. Elini çantasına attı. Kurcaladı, kurcaladı. Telefon uzun uzun çalmaya devam ediyordu. Bir türlü bulamadı. Sonra o güzel cümle döküldü dudaklarından: 'Evde mi bıraktım acaba?' Onun tam aradığım kız olduğuna karar verdim.
kocamın üzerine yürüyüp "Artistlik yapma len!" dedi. Evet oğlum, koru
anneni böyle televizyondan öğrendiğin repliklerle
Canım kaynanacığım, hani evimize her gelişinde, bin bir bahaneyle evin her
köşesini gezip temiz olup olmadığını kontrol ediyorsun ya, hiç zahmet etme
tertemiz her yer. Çünkü sen gelmeden önce oğluna saatlerce evi
temizletiyorum.
Sevgili beli ağrıyan teyze; külodunun içine iğneleyerek elalemden
sakladığın zinet eşyanlarını röntgen filmiyle tespit etmiş bulunmaktayız.
Bilgilerine
Pek çok memleket gezdim ama hiçbir yerde Malatya'daki pratik düzeni
göremedim. Kız Meslek Lisesi, yanında Erkek Meslek Lisesi, yanında
Evlendirme Dairesi
2,5 yaşındaki yeğenimin sütyen görünce verdiği tepki: "Aaaa, meme külodu!"
Bizim oradaki Carrefour´un ilk açıldığı zamanlar. Mağazada anlık indirim duyurularını anons eden kişi şöyle dedi: "Pantolonları indirdik, orta reyonda sizleri bekliyoruz." Geliyoruz anacım, sen öyle kal!
Esimin tuttugu futbol takımı yenilince bana küsüyor ve yastıgını yorganını alıp baska odaya yatmaya gidiyor.sanki karsı takımın gollerini ben atıyorum! Millet golleri yiyiyor,tasası bana düsüyor
Dün gazetede okudugum tren kazası haberi ile saskına döndüm.Ben hemzemini bir ilce zannediyor,"Ne bicim bir yer;her kaza orda oluyor!"diyordum.Meger kara yolu ile tren yolunu kesistigi her yere "hemzemin Geciti"deniyormus...
Kücükken yemek yemekten nefret ederdim.Annem bana yemek hazırladıgında bir tarafta tabak,bir tarafta terlik olurdu."İlkisinden birini yiyeceksin;ya yemek ya dayak"derdi.Mecburen,aglaya yalvar yemek yerdim
Bir arkadaşımla balık avlamaya gittiğimizde arkadaşım kovanın içinde yüzüp çırpınan balıkları bakıp ''bunlar tazemi?'' diye sordu balıkcıdaki cevap;'' yok abla pil takıp oynatıyoruz''...
Bir doktorla asla!
Genel cerrah olan sevgili aday adayımdan ilk iltifat: "Gözlerin ne kadar güzel ve büyük. Sende guatr olmasın sakın!"
Pis oldum
Görüşeceğimiz kişinin Azeri olduğunu toplantıdan önce söyleselerdi; "Nasılsınız?" soruma, adam "Pis deyilem." diye cevap verdiğinde bunun "Fena değilim." anlamına geldiğini bilmesem de boş bakışlarla, "Estağfurullah!" demezdim
Nikahsal kriz
Hafif heyecanlı başlanan imam nikahı seromonisinde, sözlü yapan öğretmen edasıyla pat diye abdestin farzını soran imam mı; hiç beklemediği anda gelen soruyla tutulup kalan gelini kurtarmak için "Aslında bilir de, heyecandan söyleyemedi" diye ortaya atılan anne mi; daha nikah biter bitmez karşıdaki bebeğe "pışt" deyip, ellerini çırparak şirinlik yapan kayınpeder mi yoksa onun gelinle damadı alkışladığını sanıp, coşkuyla alkışlamaya başlayan babam mıydı bizi gülme krizine sokan, tahmin edin bakalım...
Ölü yatırım
Sevgili kocam regl dönemlerimde öpmüyor beni. Neymiş efendim, ölü yatırımmış...
GSM operatörünün ekonomik tarifesine geçmek için annemden en çok konuştuğu 3 numarayı söylemesini istedim. Cevabını aynen aktarıyorum: “3-5-7.”
Neyden ses çıkarmak için yarım saat uğraşmıştım. Sonuç mu? Benden ses geldi ondan gelmedi.
Romantik olabilen kadının romantizm nedir bilmeyen kocasından inciler… Çok yorgun ve yarı uykulu olduğu bir sırada yanına yattım ve saçlarımı okşamasını istedim. Şöyle dedi: “Bak ben elimi başının üstüne koydum, hadi sen kafanı sağa sola salla”!
Dün gece evime giderken yolun tenhalığından olsa gerek kırmızı ışıkta
geçtim. Ardından yurdum polisine alkışı hak ettiricek anons: 'Bacım o
geçtiğin gece lambası değildi, çek sağa.'
Aniden fenalaşan annelerini apar topar hastanenin acil servisine taşıyan, ancak yarım saat sonra doktorun 'maalesef annenizi kaybettik' demesiyle annelerinin öldüğünü öğrenemeyen(!) bunun yerine 'ulan nasıl kaybedersiniz koca kadını daha demin buradaydı!' deyip doktoru bir güzel döven komşularım var duyurulur...
Her zaman canım, aşkım diyen kocacığım Ramazan geleli beri, orucu bozulmasın diye bana ''kanka'' diyor ya...
İlk yemeğe çıkışımızda cep telefonu çaldı. Elini çantasına attı. Kurcaladı, kurcaladı. Telefon uzun uzun çalmaya devam ediyordu. Bir türlü bulamadı. Sonra o güzel cümle döküldü dudaklarından: 'Evde mi bıraktım acaba?' Onun tam aradığım kız olduğuna karar verdim.
YURDUM İNSANI SERİSİ:))))))))

Sema ismindeki sevgilisine doğum gününde ''SEMAVER'' hediye eden arkadaşıma bir alkışla başlayalım. . . .
-----
Emniyet kemeri
-----
Emniyet kemeri
Nişantaşı-Kadıköy dolmuşu için bekliyoruz. Bir taksi geliyor dolmuşyerine. Ön koltuğa oturan kadın her normal insan gibi emniyet kemerinitakıyor. Ancak şoför amcamız emniyet kemerinin iyice ortaya çıkardığı dekolteye bakmaktan yola bakamadığı için bir müddet düşünüyor ve içini çekerek kadına sesleniyor. 'Abla, çıkar emniyet kemerini, böylesi daha emniyetli hepimiz için.'-
------Aman da aman!
Ateşli bir gecenin sonunda omuzunda yatarken soruyorum 'Beni seviyormusun?' diye. Magmalara gelesice kocamdan cevap geliyor. 'Sevdik ya!'
------Bu nasıl küslük?
Tartışmıştık. Kendi kendime; 'Asla barışmayacağım!' demiştim. Ben, tam kapıdan girerken, o çıkmaya çalışıyordu ki çarpıştık. 'Çekilsene önümden be!' dedim. 'Sen çekil!' dedi. 'Hayret bir şey! Nerede durmamı isterdiniz beyefendi?!' dedim. 'Ben konuşurken ardımda, üzgünken önümde, ağlarken yanımda, neşeliyken gözlerimde durmanı isterdim sakıncası yoksa hanımefendi?! ' dedi. 'Ta ta tabii...' diyebildim sadece. Kadın değil miyiz? İki tatlı lafa, yelkenler fora-
-----Pozisyon
Aile eşrafının bahçede oturup sohbet ettiği esnada, başını yerekoymuş, poposunu havaya kaldırmış köpeğimizi görünce 'Aa bak, senin ensevdiğin pozisyon!' dedin ya; artık bilmiyorum, nasıl bakacağız onca insanın yüzüne!
Haram olsun
Ülkemizde kişi başı milli gelir 10.000$'a yaklaşmış. Benim cebimde 10YTL var. Kim hakkımı yiyorsa haram olsun!--
----Nezaketen
Eski erkek arkadaşımla kahvaltı ediyoruz. Onda kalan ve hatıra olarak sakladığı küpeleri isteyip istemediğimi soruyor, 'Gerek yok.' diyorum.Bunun üstüne bana dönüp bilmiş bilmiş 'Vermeyecektim de nezaketen sordum.' diyor.Aradan 10 dakika geçiyor, bu sefer ben ona sokuluyorum ve gözlerinin içine bakarak en seksi sesimle 'Beni ister miydin?' diyorum. Gözleri parlıyor ve, 'Tabii ki, evet.' diyor. Bunun üstüne ben önüme dönüyorum ve 'Vermeyecektim de nezaketen sordum.' diyorum. İntikam biz kadınları gerçekten güzelleştiriyor.-
-----BireysellikAnneme,
'Hayatıma giren erkekler neden bu kadar çabuk çıkıyor? Bendekişanssızlık genetik mi?' diye sordum.'O senin bireysel salaklığın, bizi bulaştırma!' dedi. Hemen sustum.-
-----Kanser çeşitleri
Bir alkış da metroda, elektrik paneline oturmakta ısrar eden gençlere''Bak karışmam g.t kanseri olabilirsiniz haa...'' diye gayet bilimselbir ikna yöntemi sergileyen görevliye gelsin. Zira biz de gülmekten çene kanseri olduk-
------KapakGece
yatakta harlı bir tartışmanın sonucunda ''Bu da sana kapakolsun!'' diyerek yastığımı kaptığım gibi salona doğru ilerliyordum ki,kozalağımın yorumu gecikmedi. ''Peki canım, kaç kapak biriktirmem gerekiyor verebilmen için?'' Neyi ulan neyi--
-----Evlilik
Evlenmememle ilgili annemden gelen son yorum: 'Bu da akrabaevliliğinin bir sonucu sanırım; gizli salaklık!'
------Babacan Polis
Farkında olmadan polis arabasının önüne oturan genç arkadaşı, camıaçıp 'Yavrum orası rahat değildir, gel içeri, arka koltukta otur!'diye uyaran polis amcayı alkışlamamak haksızlık olur
-------Anneler hep bilirler
Annem hep; 'Atlet giy, ileride pişman olursun.' derdi. Akciğerröntgeni çektirmeye gittiğimde; 'Sutyenini çıkar, atlet kalsın.'denildiğinde o pişmanlığı gerçekten yaşadım.--
-------Pratik'
Canım sıkılıyor, değişik bir şeyler yapalım.' dedim, 'Çocuk yapalım.'dedi. 'Daha erken.' dedim, 'Olsun pratik yapalım, nasıl yapıldığını unutmayalım.' dedi... Anlıyorum canım, sen de haklısın
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




